Türkiye’nin Peri Bacaları

Masalların içinde hissettiren bu uzun görünümlü birazcık da kuleleri andıran peri bacaları dünyaya kıyasla ülkemizde daha çok görülmektedir. Doğal etmenlerden kaynaklı aşınmayla şekillenen bu kayalar en çok Kapadokya bölgesinde görülmekte birlikte tek tük Türkiye’nin bir çok yerinde de mevcuttur.

Peri Bacaların Oluşumu

Kapodakya‘daki peri bacalarının oluşumunda Üst Myseon Dönemin’de aktif volkan olan Erciyes Dağı, Hasan Dağı ve Güllü Dağı’nın püskürttüğü lav ve küllerle şekillenen plato zamanla Kızılırmak olmak üzere akarsu ve göllerin bu tüf tabakaların aşınmasıyla bugünkü şeklini almasına vesile olmuştur.

Vadi yamaçlarında inen sel sularının ve rüzgarın, tüflerden oluşan yapıyı aşındırmasıyla “peri bacası” adı verilen bu oluşumları ortaya çıkarmıştır.

Bitki örtüsünün azlığından ötürü yağmur sularının yüzeydeki akıntısına etki etmiş ve tüflerin de geçirimsiz yapıda oluşu aşındırmayı kolaylaştırmıştır.

Peri bacalarının gövdesi tüf ve volkan küllerinde oluşmuş kayaçtan, şapka kısmı ise aşınması zor olan lahar ve ignimbirit gibi sert kayalardan oluşur.

Peri bacaları ömrünü ise şapkadaki kayacın direnci belirler. Kapadokya‘da erozyonu oluşturduğu peri bacası tipleri; şapkalı, konili, mantar görünümlü, sutünlü ve sivri gibi farklı şekilleri görmeniz mümkün.

Peri Bacaları Nerelerde Bulunur?

En güzel örneklerini Kapadokya‘da görebilirsiniz. En yoğun olduğu bölge ise Avanos-Uçhisar- Ürgüp arasında kalan vadilerde bulunur. Uçhisar, Çavuşin, Güllüdere, Kızılçukur gibi vadilerde lav tabakalarında oluşan ısı farkından dolayı renk değişikliklerine şahit olursunuz.

Kapadokya dışında; Van, Malatya, Konya, Afyon ve Erzurum’da da rastlarsınız.

Afyonkarahisar tarafında; volkanik arazi üzerinde bulunan İhsaniye, İscehisar, Bayat ve Bolvarin’de ilçelerinde şapkalı ve şapkasız peri bacaları bulunmaktadır. Bolvarin ilçesine bağlı Özburun kasabasının Minareli deresinde mevcut. Bayat ilçesinde Derbent Köyü civarında yoğunluğu görülmekte. İnpazarcık bölgesinde ve Mekan yaylasının karşısında olan Eyerli Dağı’nın yamaçlarında bulunmaktadır.

Peri bacalarının en çok yoğun olduğu yerler İscehisar ilçesinin Seydiler kasabasından başlayarak İhsaniye İlçesinin Döğer kasabasına kadar uzanan yolların çevresinde kalan vadilerde birçok peri bacaları görülmekle birlikte en ünlüleri Ayazini kasabasının çevresinde görebilirsiniz.

İhsaniye İlçesine bağlı Kıyır köyünün sırtlarında dağılın eteklerinde, Göynüş Vadisi’nde, Demirli ve Bayramaliler Köyü çevresinde ve Asar Kale civarında Afyonkarahisar’ın en büyük peri bacaları mevcuttur.

Malatya tarafında; Arapgir ilçesindeki Suceyn(Sugeçti) köyünde yer alan Taş köprünün yaklaşık 3 km batısında yer alan Kutanlı Peri Bacaları adeta küçük bir Kapodokya görünümünde.

Konya tarafında; Cihanbeyli ilçesinin Kuşça kasabasının 2 km yakınındaki Celil Mahallesi civarında peri bacası oluşumları bulunmaktadır.

Erzurum tarafında; Norman İlçesinin Norman – Pasinler otoyolunun 7. kilometresinde yer alan Norman Peri Bacaları görülmeye değer. Kırmızı Periler Diyarı olarak da anılmaktadır. Yanıktaş köyüne yakın olan bu peri bacaları 6300 hektarlık bir alana sahip. Buradaki peri bacaları Amerika’daki Colaroda kanyonunun rengi gibi kırmızı olmasıyla benzerlik göstermektedir. Kapodakya‘daki oluşumlardan ayıran en belirgin özelliği oluşumların sıkışma tektoniğin ürünü olmasıdır. Kapodakya Peri Bacaları volkanik bir yapıya sahip ama buradaki peri bacaları ise sedimentar bir yapıya sahip. Pliyo Kavaterner tortul kayaçlarda demir elementi sayesinde kırmızı renge sahiptir. Buradaki oluşum akarsularla bir göle taşınan ve demir içeriği fazla olan bu taşıdığı malzemelerin zamanla göl kuruduktan sonra rüzgar ve yağmurlarla şekillenmesi sonucu meydana gelmiştir.

Van tarafında; yöre halkı tarafından Vanadokya olarak adlandırılan peri bacaları Başkale ilçesine bağlı Yavuzlar köyünde bulunur. İlçe merkezine 33 km uzaklıktadır. Yavuzlar köyünde volkanik olan Yiğit Dağı’nın püskürttüğü kayalar ile oluşumu Kapadokya ile benzerlik göstermektedir. 20 kilometrelik alana yayılan bir alanda yaklaşık 17 bin peri bacalarını bünyesinde barındırmaktadır.

Çorum tarafında; İskilip ilçesine bağlı 12 kilometre uzaklıkta yer alan Akkil peri bacalarının oluşumu kaolin yani kilin sıkışması sonucu çıktığını ifade ediyor Jeomorfolog Nurettin Talay.

Ankara tarafında; Abacı Peri Bacaları, Ankara’dan yaklaşık 95 km uzaklıkta olan Kızılcahamam’a bağlı Başören mahallesi yoluna giderken görülüyor.

Manisa tarafında; yöre halkı tarafından Kuladokya olarak adlandırılan Kula Peri Bacaları Burgaz mevkisinde bulunan Gediz vadisi içinde yer alır. 2012 yılında sit alanı olarak ilan edilen dünyanın 100. jeoparkı olmuş. 2000 yıl önce yöreyi dolaşan Amasyalı Anadolu tarihçisi Strabon Kula bölgesine “Yanık Ülke” anlamına gelen “Katakekaumene” adını vermiş.

Diğer yerlerden birkaçı ise liste halinde aşağıdadır.

Aksaray : Selime – Ihlara
Horasan ve Karakurt arasında
Kayseri : Soğanlı – Yeşilhisar
Kırıkkale : Hasandede
Uşak : Karaağıl
Kütahya : Yeniköy – Simav
Bingöl : Buban bacaları
Çankırı Peribacaları

Peri Bacaları Efsanelerinden Birkaçı ;

Bir efsaneye göre bundan çok zaman önce Göreme’deki köylerden birinde çok çalışkan bir köylü yaşarmış. Peri bacalarının gölgelediği bağlarından üzümler dolup taşar , peri bacalarının içine oyduğu güvercinlikleri hiç yumurtasız kalmazmış. Çalışarak geçirdiği ömrünün son demlerinde hasat zamanı erkenden tarlasına gitmek istemiş. Lakin eski gücü kalmadığı için bir peri bacasının eteğinde yığılıp kalmış. Bir yandan da hayıflanıp ‘yel savurursa, kuşlar diderse nice olur emeğim’ diye söylenip dururmuş. O böyle üzülüp ağlarken, birden peri bacalarının içinden ellerinde meşalelerle birçok perinin çıktığını görmüş. Periler yaşlı adamın tarlasındaki ekinleri, bağları toplayıp hangarlara taşımışlar ve işlerini şafak sökene kadar bitirip ortadan kayboluvermişler. Yaşlı adam gözlerine inanamayıp rüya gördüğünü sanmış ama sonra çalışkanlığın ödülü olsa gerek, o geceden sonra da periler hep yardımına koşmuşlar. Köydekiler beli bacağı tutmayan bu yaşlı köylünün tarlasının verimine ve nasıl bu kadar baktığına akıl sır erdiremeseler de, gerçeği hiçbir zaman öğrenememişler. Yaşlı adam bir gün sırrıyla birlikte ölmüş gitmiş. Ama peri bacaları da sessizliğiyle bu sırrı hep saklamış

Bir diğer efsaneye göre de;

Zamanın birinde dünyada başları yüksek dağların boyuyla eşit olan korkunç devler yaşarmış. İnsanlar bu devlerden çok korkar ve onları kızdırmamaya dikkat edermiş. Belli dönemlerde de bu dağların zirvesindeki sunaklarda toplanıp devler hiç kimseye zarar vermesin diye dualar ederlermiş. Ama bazen bu devler insanlara kızarmış ve kızdıkları zaman da oturdukları dağların tepesinden insanların üzerine korkunç gürültülerle ateş dalgalarını gönderirlermiş.

Günlerden bir gün periler ülkesinin padişahının yolu bu insanların ülkesi olak Kapadokya’ya düşmüş.  Peri padişahı insanlar için çok üzülmüş ve onlara yardım etmeye karar vermiş. Hemen tüm perileri çağırmış.

Perilere “Eğer biz zalim devlerin yaşadığı dağların ateşini söndürebilirsek devler de yerin altına kaçar ve insanları bir daha rahatsız etmezler” demiş. Binlerce peri ellerinde kar ve buz tanelerini fokurdayan ateşe atmaya başlamışlar. Hiç durmadan günlerce ateşi kara ve buza boğup söndürmeyi başarmışlar.

Sonunda devler korkup yerin derinliklerine kaçıp saklanmak zorunda kalmış. O günden sonra insanlar ve periler arasında çok sıkı bir dostluk oluşmuş. Bu dostluk uzun yıllar devam etmiş. İnsanlar kayalara oydukları mağaralarda yaşarken periler de sivri kayalıların üzerlerindeki küçük odacıklarda yaşamışlar.

Bir başka efsane ise;

Göreme’nin Peri Bacaları’nda insanlarla periler bir arada yaşamış.Periler her konuda insanlara yardımcı olmuş,düğünlerde saz söz eğlence her şey yapmış,eğlencelerde üzüm şirasının içine girip,insanları sarhoş ederlermiş.Nerede şenlik,eğlence varsa orada periler insanların hizmetinde olurmuş. Böyle yaşayıp giderken insan padişahının oğlu, peri padişahının kızına aşık olmuş. .İnsanlar derin derin düşünmüş ve “Periler çoluk çocuğumuzun arasına karışırsa halimiz ne olur?” diye kaygılanmaya başlamışlar. Hal böyle olunca sonra perilere savaş açmışlar. Avcı kılığında perilerin yaşadığı kayalara saldırırken birer güvercin olup dağılmışlar. Uçan periler o gün bu gündür, buralardaki sayısız güvercinlikte yaşamlarını sürdürmekteymiş.

Türkiye ile ilgili diğer yazılar
"Türkiye" geri dön

“Türkiye’nin Peri Bacaları” için 2 cevap

  1. İrem dedi ki:

    Genelde sanatsal resimlerde gördüğümüz bu doğal şaheserler hakkında çok güzel didaktik bir yazı olmuş. Sadece Nevşehir’ de gördüğümüz bu yapıların farklı illerde de olmasını bilmek şaşırttı. Çoğu yerin turistik özelliklerinden çok böyle fantastik tarafları da ilgimi çekmiştir her zaman. Teşekkürler.

    • seyahatinbinbirtonu dedi ki:

      ilk başta oraya gidene kadar bende bilmiyordum. Ama Türkiye’mizin sayısız güzellikleri var keşfedilmeyi bekleyen. Ben teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir