Gezitopya Röportaj köşesine hoş geldiniz. Bugün sizlerle Youtuber Uğur Tash namı değer Uğurlu Yerler ile beraberiz. Bu güzel röportaj için şimdiden Uğur Taş’a teşekkür ederiz. Gelin hep beraber bu dolu dolu macerayı okuyalım. Sizin de sorularınız varsa eğer yoruma bırakmayı unutmayınız. Keyifli okumalar.

  1. Merhaba, öncelikle sizi tanımak isteriz. Bize kendinizden bahseder misiniz?

Merhaba. Uğur Taş ben, 1989 Antalya doğumluyum. Lise hayatım dahil burada yaşadım. Sanırım henüz çok telaffuz etmesine alışık olmasam da bu yıl 31 yaşıma girdim. Lise hayatım dahil yaklaşık 9 yıl kadar underground rap müzik ile uğraştım, çeşitli kayıtlar, albümler, projeler vs. 2007 yılında Antalya Spor futbol kulübü için hazırlamış olduğum ve Antalya’da ciddi ses getiren Antalya Spor şarkısını yaptım. Sonrasında üniversite eğitimim için Ukrayna’ya gitmemle birlikte hayatım 180 derece değişti. Malum birçok şey de beraberinde değişti, ben değiştim. Ukrayna’nın Kiev şehrinde Rus Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirdim. Yaklaşık 5 yıllık bir Ukrayna yaşamı sonrasında 1 yıl kadar Rusya’da çalıştım ve şimdide doğduğum yerde yani Antalya’da yaşıyor ve çalışıyorum. Tabi bu güzelim şehirde yabancı dilimin de avantajını kullanarak turizm işiyle ilgileniyorum. Güzel bir 5 yıldızlı otelde Satış Pazarlama departmanında çalışıyorum. Son birkaç yıldır da Youtube kanalımda aktif bir şekilde vlog videoları yayınlıyorum. Youtube kanalımda, ayrıca eskiden yapmış olduğum (gençlik dönemlerim demek daha doğru olur) rap müziklerim de yer alıyor. Merak edenler için Youtube kanalımın adı: Uğur’lu Yerler (Ugur Tash)

  1. Peki gezme tutkusu nasıl başladı? Ne kadar süredir seyahat ediyorsunuz?

Sanırım ilk bu heyecanı 16 yaşımda Ufa şehrine gittiğimde tattım. O zamanlar lisede folklor oynuyordum ve seçmeler sonrasında Rusya’ya daha doğrusu Başkortostan’ın başkenti Ufa’ya gitmiştik. Tabi sonrasında üniversite eğitimim için Ukrayna’ya gittim ama tüm bunlar aktif olarak gezmek sayılmıyor tabi. Aslında aktif olarak 2016’dan beri iş rotam doğrultusunda geziyorum diyebilirim.

  1. Şu ana kadar kaç ülke / şehir gezdiniz? Bir sonraki gezi rotanız belli mi?

Şimdilik 16 ülke diyebilirim. Ancak gezdiğim ve gördüğüm şehirlerin sayısını ben de bilmiyorum desem daha doğru olur. Rotam genelde iş planımla bağlantılı oluyor. Yani bu saydığım ülkelere en az yılda birkaç kez gidiyorum. Hemen hemen hepsi yaşadığım semt gibi oldu artık diyebilirim, çok tanıdık geliyor.

  1. Gezi rotalarına karar verirken dikkat ettiğin noktalar var mıdır? Varsa nelerdir?

Tabi ki, tüm bu iş seyahatlerimin dışında vaktim oldukça kendim de gidemediğim ve merak ettiğim yerlere gitmeye çalışıyorum. Mesela rota oluştururken ben de diğer birçok kişinin yaptığı gibi başlangıç-bitiş noktası arasında görmeye değer yerlerin olmasına özen gösteriyorum. Mesela eşimle birlikte gittiğimiz Hollanda, Belçika, Fransa üçlüsünde Amsterdam, Brüksel, Paris, Lyon olarak sırasıyla gezdik. Tabi ulaşımı otobüsle sağlamıştık. Hem çok rahat ve ekonomikti, hem de yorucu olmadan keyifli seyahat yapabildik.

  1. Seyahatini genellikle hangi ulaşım aracıyla yapıyorsunuz? Seyahat ederken ailen ne tepki gösteriyor?

Yılda o kadar çok kez uçağa biniyorum ki, artık koltuk ticket’larımın bir koleksiyonunu bile tutuyorum:) Tabi en konforlusu bu. Siz hiç Ukrayna’da veya Rusya’da şehirler arası kara yollarını denediniz mi? Böyle bir soruyu sormamı yalnızca deneyenler anlayacaktır sanırım:) Ama en çok keyif aldıklarımdan bir tanesi de tren yolculuğu. Bir de yanında kafa dengi birisi varsa tadından yenmez. Eşim ilk başlarda tabi burun kırın ediyordu ama sanırım o da zamanla alıştı diyebilirim. Malum ekmek parası:)

  1. Gezilerin bütçeni aşıyor musun? Ya da takipçiler gibi soralım; Zengin misin? 🙂

Aslında bu kadar ülkeyi yalnızca kendi bütçemle gezmiş olsaydım, sanırım cevabım evet olurdu. Ama canım işim sayesinde gidebildiğim için cevabın hayır olmasını da istemiyorum. Yani mantıksız harcamalardan kaçınarak paramı daha kafama yatan yerlere harcamak, gezmek için de bir bütçe ayırmama yardımcı oluyor.

  1. En çok beğendiğin ülke veya şehir hangisi? Sebebi nedir?

Bu soruyu sevdim. Bu soruyu çok düşünmeden Hollanda Amsterdam olarak yanıtlayabilirim. Bunun sebebini kelimelerle de anlatmak zor olabilir, hissetmeniz lazım. Amsterdam’ı ilk gittiğimden beri çok seviyorum; şehrin bir hiyerarşisi var. İnsanlar bambaşka bir kültürü yaşıyorlar. Düşünsenize akşam kız arkadaşınızla dışarı çıktınız, bir restorana veya kafeye gittiniz. Hoş bir akşam geçirdiniz, sonrasında çıkıp herkes kendi bisikletine atlıyor ve siz onu evine bıraktıktan sonra kendi evinize gidiyorsunuz. İnsanlar inanılmaz keyifli, pozitif, saygılı, yardımsever ve kültürlü. Evet kültür kelimesini tekrar yazabilirim. Sokakları tertemiz. Ancak Amsterdam’a gidince turistlerin gezdiği Dam meydanından çok yalnızca arka sokaklarında yerli insanları görebileceğiniz güzel yerleri daha keyifli.

  1. Sende hayal kırıklığı yaşatan bir şehir oldu mu? Büyük beklentilerle gittiğin ama aradığını bulamadığın?

Gördüklerim arasında Brüksel ve Paris olabilir. Paris’in görülmeye değer yerlerini bir günde 25 km yürüyerek gezdim. Ama gerçekten de istediğimi göremedim veya beklentilerimi hiç karşılamadı. Tamamen şişirilmiş bir şehir. Merkezin dışına çıkmak tehlikeli bile olabilir.

  1. Gezilerin esnasında korktuğun durumlar oluyor mu? Ya da tedirgin olduğun bazı anlar?

Çok fazla uçağa biniyorum ve bazen çok ciddi türbülanslara denk geliyorum. Bir keresinde Riga’dan Kişinev’e fırfır pervane uçakta gitmek zorunda kalmıştım ve tamam bu sefer harbiden gittik dediğim çok ciddi bir türbülansa yakalanmıştım. Sanırım bu en tedirgin olduklarımdan biri olabilir.

  1. Gittiğin yerlerde mutlaka yaptığın işler, bir rutinin var mı yoksa spontane mi geziyorsun?

Gittiğim yerlerde işim dışında kalan boş vakitlerimin %60 doğaçlama geçiyor diyebilirim. Ama elimden geldikçe öncesinde biraz araştırmaya yapmaya çalışıyorum, bu sayede vlog çekerken en azından nokta atışı yapabiliyorum.

  1. Konaklama konusunda sıkıntı yaşıyor musun? Bazı konaklama seçenekleri ucuz olmasından dolayı tam donanımlı değiller ve bu durumlarda kişisel bazı ihtiyaçlar problem olabiliyor.

Konaklama konusunda şanslıyım. Hatta çoğu zaman da videolarım da maalesef tavsiye edemediğimi belirtiyorum. Çünkü konaklamalarımın birçoğu ekonomik bütçe kısmını aşıyor, işim gereği gittiğim için genelde iyi otellerde kalıyorum. İşim sağ olsun 🙂

  1. Gezmek / tatil yapmak herkesin seveceği bir şeydir ancak senin için farklı bir anlamı var mı?

Aslında herkes koca bir yıl boyunca tüm sosyal hayatından taviz vererek çalışıyor. En azından yılda bir kez de olsa yaşadığı yerden uzaklara kaçıp standardın dışına çıkmayı hayal ediyor. Tatil demek aslında gidip 5 yıldızlı bir otelde tatilde yapmak değil, bu ruhen dinlenebileceğin herhangi bir yer olabilir. Tatil bu yüzden benim için çok önemli. Elimden geldiğince her fırsatta farklı şekilde tatil yapmaya çalışırım.

  1. Takipçilere ya da ilk gezilerini yapacaklara vermek istediğin bir mesaj / tavsiye var mı?

Gezebildiğiniz kadar gezin, görün, tadın, anılar biriktirin ve bunları kaydedin. Yaptıklarınızdan değil yapamadıklarınızdan dolayı pişmanlık çekeceğinizi garanti edebilirim. Para her şey demek değildir, bir şekilde kazanılır. Hele 20’li yaşların başındaysanız bir şekilde fırsatını bulun ve gidin dünyayı görün, çünkü sonrasında o kadar da özgür olamayabilirsiniz. Beni youtube ve instagram sosyal medya hesapları üzerinden takip edebilirsiniz.

Bu yazıyı paylaşın!
Bu yazıyı oylayın!

Bir yorum bırak

avatar
  Abone ol  
Bildir