Gezitopya Röportaj köşesine hoşgeldiniz. Bugün sizlerle 5 kıtada 55 ülke ve 200’e yakın şehir gezen Refik Araç (@lion_piva_travel) ile beraberiz. Birbirinden güzel maceralar, ülke tavsiyeleri, atlattığı tehlikeli durumları gelin hep beraber okuyalım. Bu güze röportaj için Refik Araç’a çok teşekkür ederiz. Sizin de merak ettiğiniz sorularınız varsa eğer yoruma bırakmayı unutmayınız. Keyifli okumalar.

Merhaba, öncelikle sizi tanımak isteriz. Bize kendinizden bahseder misiniz?

Merhaba bu fırsatı verdiğiniz için teşekkürler… Aydın Didim’de mali müşavirlik ofisim var ve seyahat etmeyi, yeni yerler keşfetmeyi, kültürleri tanımayı çok seviyorum, tutkuya dönüşen bu sevgimi yarı zamanlı bir gezgin olarak yaşamaya devam ediyorum.

Peki gezme tutkusu nasıl başladı? Ne kadar süredir seyahat ediyorsunuz?

Gezme tutkusu çocukluğumdan beri ailemin sayesinde kendiliğinden oluştu sanıyorum, babam yurt dışında çalışan bir işçiydi ve fırsat buldukça avrupaya gidiyordum ancak orada yaşamayı düşünmedim nedense gezmeye gitmek ve görmek daha heyecan verici geliyordu. Ailemin de gezme tutkusu sayesinde daha 15 yaşında iken tek başıma avrupaya gidip geliyordum… Bu durum hiçbir zaman bitmedi ve sanırım bitmeyecek…

Şu ana kadar kaç ülke / şehir gezdiniz? Bir sonraki gezi rotanız belli mi?

Şu ana kadar 5 kıtada 55 ülke ve yaklaşık 200 den fazla şehir gezme fırsatını yakaladım. Corona salgınından dolayı Özbekistan ve Nepal gezilerimi iptal etmek zorunda kaldım ve devamındaki rotalarım sekteye uğrar mı bilemiyorum çünkü planlamam 2020 Kasım sonuna kadar oluşmuş, biletleri alınmıştı. Şu aşamada gezilerimin yurtiçinde kısa süreli olacağını düşünüyorum şu salgın dünya çapında bitene kadar…

Gezi rotalarına karar verirken dikkat ettiğin noktalar var mıdır? Varsa nelerdir?

Gezi rotalarıma karar verirken kendi bucked listeme göre sıralamayı önem veriyorum. İlk 50 maddeden oluşan bucked listemi bitirmenin verdiği bir mutluluk var bu ara… Gideceğim lokasyondaki mevsim sezonuna göre yıla bölüyorum… Ben gideceğim yerde yüksek sezonda orda olmayı sevmeyenlerdenim..Yüksek sezonda gideceğiniz lokasyonlar hem konaklama hem de ulaşım ücretleri olarak daha pahalıya mal olacaktır ayrıca gezme olanakları daha darlaşacaktır fazla insan kalabalığı yüzünden. Ayrıca tabi ki sık gezmenin olmazsa olmazlarından olan ekonomik şartlarda belirleyici etkenlerden, büyük küçük 40 dan fazla havayolu şirketi üyeliğim var bu sayede anlık indirimleri anında görebiliyorum mail olarak ve eğer gitmek istediğim bir lokasyon indirime girmiş ise uzun süreli bilet alarak o yılki planlamamı değiştirip esnetebiliyorum… Ancak genel kuralım istediğim ve gerçekten de görmek istediğim orada olmayı arzuladığım yerlere gitmek ve ona göre planlamalarımı yapmaktır. Örneğin hiçbir zaman Barcelona’ya gitmek gibi bir arzum olmadı eğer bilet fiyatı 10 dolara düşse bile yine de gidip sırf indirim var diye oraya bilet almam… Temel kural gitmek istediğim yere gitmektir kendi adıma…

Mükemmel!! Peki Bucked listeniz nedir? Şahsen ben çok merak ettim. Büyük ihtimallede okuyucularımız da merak etmiştir. Hepsi olmasada birazını bizimle paylaşabilir mısınız? 

  • Collesioum i̇talya
  • Fushumi inari temple japonya
  • Big buda tayland
  • Sigiriya rocks Sri Lanka
  • Golden gate köprüsü USA
  • Grand canyon USA
  • Batu caves Malezya
  • Gyeongbokgung Palace Güney Kore
  • Tegallalang Bali
  • Petra Ürdün
  • New York USA
  • Antelopa Canyon USA
  • Şefşoven Fas
  • Niagara Şelaleleri USA
  • Angkor Wat Kamboçya
  • İzlanda
  • Chichen İtza Meksika
  • Astronomical Clock Çekya
  • Terezin Kampı Almanya
  • Wadi Bani Khalid Umman
  • Kleven Love Tünel Ukrayna
  • LaPaz Cementerio Bolivya
  • Salar de Uyuni Bolivya
  • Santiago Şili
  • Machu Pichu Peru
  • Teotihucan Meksika
  • Cartagena Kolombiya
  • Havana Küba
  • Flamingo Beach Aruba
  • Panama Kanalı Panama

Seyahatini genellikle hangi ulaşım aracıyla yapıyorsunuz? Seyahat ederken ailen ne tepki gösteriyor?

Seyahat yaparken genel olarak yurt dışındaki gideceğim lokasyona tabi ki uçakla gidiyorum ancak eğer o ülkedeki planlamam birkaç şehir üzerine ise zamandan tasarruf etmek adına araç kiralamak başlıca seçeneklerimden. Nedeni ise a noktasından b noktasına giderken yaşayacağım gerçek coğrafi kültürleri an ve an yaşayabilmektir. Tabi ki bazı zamanlarda gittiğim ülkenin durumuna göre araç kiralamak pek mümkün olmayabiliyor; böyle durumlarda otobüs ,motorsiklet, tren, deniz ulaşım araçları ve hatta bisiklet bile kullandım.. Bali’de araç kiralamak mümkün değildi motorsiklet tabi ki vazgeçilmez oldu, Japonya’da ise hızlı tren Shinkansene binmemek kendi adıma büyük bir pişmanlık olurdu, Nevada çöllerinde araba kiralamadan gezmek buram buram western kokan Amerikan kasabalarında lokal steak yiyememenin verdiği acı olarak içimde kalırdı, Machu Pichu’ya çıkarken o meşhur trene binememek sanırım beni kahrederdi.. Lokasyon ve şartlara göre ulaşım aracı değişebiliyor ama değişmeyen tek şey görme ve keşfetme isteği eğer o varsa yürürsünüz koşarsınız düşer kalkar ama yine de görürsünüz tıpkı Peru Salkantay’da yaşadığım gibi…

Gezilerin bütçeni aşıyor musun? Ya da takipçiler gibi soralım ; Zengin misin? 🙂

Mesleğim gereği bütçe işini sanırım iyi beceriyor ve aşmamaya özen gösteriyorum. Gideceğim ülkeye göre bir bütçe belirlerim ve bu Türkiye’de günde harcadığım paraya eş değer bir meblağ olur genelde. Evet itiraf ediyorum bütçemi bugüne kadar sadece Japonya’da aşmak zorunda kaldım ama ne yapayım çok güzeldi ve iyi ki de aşmışım yoksa anıların değeri paha biçilemez… Zenginlik kavramı göreceli kavramlardandır, kime göre neye göre zenginsindir tartışılır ama ben zengin değilim sadece Türkiye şartlarına göre gelirim biraz daha iyi olanlardanım… Ayrıca daha önce de belirttiğim gibi doğru şekillerde planlamalar ile düşük maliyetlerde bilet alabilir konaklamanızı uygun fiyatlara getirebilirsiniz. Ben şahsen bu şekilde yapıyor ve uçuşlarımı çok ekonomik fiyatlara alabiliyorum. Şöyle ki yüksek sezonda İzlanda bileti gidiş dönüş 6000 tl civarında iken daha düşük sezonunda 1500-2000 tl ye alabilirsiniz sadece 10-15 gün oynar …

 

En çok beğendiğin ülke veya şehir hangisi ? Sebebi nedir?

Benim en çok zorlandığım soru maalesef bu… Her gittiğim ülke ya da şehirde ayrı bir gizem ayrı bir heyecan duyuyorum bu bağlamda bir sıralama yapmam sanırım imkansız gibi… Daha fazla etkilendiğim daha fazla şaşırdığım ve hatta bazen de beni hayal kırıklığına atan yerlerde oldu bu süreçte ama yine de sırlama yapmak benim için çok zor… Bu konuyu Nazımın şu şiiri ile daha iyi anlatabilirim sanırım;

  • “En güzel deniz, henüz gidilmemiş olanıdır,
  • En güzel çocuk ,henüz büyümedi.
  • En güzel günlerimiz ,henüz yaşamadıklarımız,”

 

Sende hayal kırıklığı yaşatan bir şehir oldu mu? Büyük beklentilerle gittiğin ama aradığını bulamadığın?

Evet benim hayal kırıklığına uğradığım şehir maalesef büyük bir sevinç ve istekle gittiğim Küba’nın başkenti Havana oldu. Havana’ya 2019 Eylül ayında bir gezi yaptım ancak şehrin dokusunda hayallerimde oluşan Küba dikta rejiminin etkisi ile daha içine kapanık daha dışlanmış izole bir şehir beklerken tam tersi bir tablo ile karşılaştım.. Herkesin elinde akıllı telefonlar ve internet kullanımın da yaygınlaşması ile sosyalist bir ülke modundan daha çok demokrasiye alışmaya çalışan 2000 başlarında ki bir balkan ülkesi görünümündeydi. Bucked listemin yıldızlılarından biri iken ben bir anda şehirden kaçmaya çalıştım ve kendimi o eşsiz güzellikteki Trinidad da buldum ve Küba ile ilgili fikrim en azından normale döndü…

 

Gezilerin esnasında korktuğun durumlar oluyor mu? Ya da tedirgin olduğun bazı anlar?

Gezilerim esnasında tabi ki küçük nüanslar yaşayabiliyorum.. Belirgin olarak aklıma ilk gelen tabi ki Amerika Birleşik Devletlerinde Antelope Kanyonu gezim sonrasında geri dönerken polisin aracı durdurması ve tutuklama olayını yaşamam idi… Bir anda şerifin odasında eller kelepçe ile kendinizi bulabiliyorsunuz sadece 3 mil hızlı gittiğim için… Tabi ki 980 dolar ceza ile bu olayında hatırlarımdaki bedeli ağır oldu..:)) Sri Lanka Sigiriya’da tuk-tuk taksilerin gece saat 12 den sonra çalışmadığını unutarak bardan çıkmamın da bedeli 9 km lik kapkaranlık bir orman yolunda şarjı bitmiş bir telefonla yürümem olmuştu; bana eşlik eden çok sayıda büyük maymunlar ve olası diğer hayvanlarda bonus oldu.

Gittiğin yerlerde mutlaka yaptığın işler, bir rutinin var mı yoksa spontane mi geziyorsun?

Öyle olmazsa olmaz net bir kuralım yok sadece gün ışığını iyi değerlendirmek için sabah çok erken saatte kalkarak şehri ya da gezi bölgesinin tadını çıkarmak isterim. Spontane olarak lokal insanlarla konuşarak yaptığım programda esneklik oluşturabilir değiştirebilirim… Instagramdaki diğer gezginlerin paylaşımları ya da yer bildirimleri de benim için yol gösterici olabiliyor.. Ancak gitmeden genel olarak sabahtan akşama kadar nereye nasıl gideceğim hangi ulaşım aracı ile gideceğim nerde ne yiyeceğim nerde kaç dakika geçireceğim hepsini programlamış olurum; ama lokal bir kişinin tavsiyesi ile programı esnetebilirim.

 

Konaklama konusunda sıkıntı yaşıyor musun? Bazı konaklama seçenekleri ucuz olmasından dolayı tam donanımlı değiller ve bu durumlarda kişisel bazı ihtiyaçlar problem olabiliyor.

Konaklama konusunda pek sıkıntı yaşamıyorum… Genelde yurt dışı tüm rezervasyonlarımı booking.com ile yapıyorum… Doğru filtreleme ile çıkan sonuçları iyi değerlendirmek ve birkaç dakika ayırıp yorumlara odaklanmak eminim ki yapılan tercihin de güzel olacağının garantisidir. Konaklama esnasında pek büyük beklentilerim olmuyor, lokasyon olarak her yere yakın olması en temel kuralım ve tabi ki temiz hijyen bir duş ortamı ile rahat bir yatağı olsun daha ne isteyebilirim ki… Amaç gezmek ve keşfetmek ise çekilen çile kutsaldır diyor Pollyanna’ya selam gönderiyorum…

Gezmek / tatil yapmak herkesin seveceği bişeydir ancak senin için farklı bir anlamı var mı?

Benim için gezmek sadece gezmek kelimesi değil gibi; herseyden önce gezmek geziye gitmek seyahat benim için asla bir tatil olmadı olmayacak da.. Gittiğim birçok yerde hissettiklerimi anlatmam için doğru kelimeleri bulmakta zorlanıyorum… Çoğu zaman uzay boşluğunda hissediyorum kendimi dünyadan sıyrılmış bir mutluluk girdabında savruluyorum diyebilirim. Dünyayı dolaşmak görebileceğim en güzel rüya…

Takipçilere ya da ilk gezilerini yapacaklara vermek istediğin bir mesaj / tavsiye var mı?

  • “Dünyadaki yüzbin şehrin her birinde güneş benzersiz şekilde batıyor. Sadece bir defa buna şahit olmak için seyahat etmeye değer.” – Ryu Murakami.

Bu söz ile sanırım birçok şey ifade edilmiş oluyor… Gezmeyi tatil olarak görmeden keşfetmeye yeni kültürler tanımaya ve güneşi başka bir coğrafyada batırmaya ne dersiniz..? Hayallerinizin peşinden koşmalısınız belki bunlar için birçok şeyden fedakarlıkta bulunacaksınız birçok şeyi alamayacak ya da erteleyeceksiniz ama ruhunuzu ödüllendireceksiniz unutmayın hayallerinizle değil anılarınızla siz siz olursunuz… Okuyan herkese şimdiden teşekkürler…

Bu yazıyı paylaşın!
Bu yazıyı oylayın!

Bir yorum bırak

avatar
  Abone ol  
Bildir