Gezitopya Röportaj köşesine hoşgeldiniz. Bugün sizlerle 34 ülke ve 130’a yakın şehir gezen, sportif, eğitmen, seyahat danışmanı, doktora öğrencisi Nilşah Ünal (@kitonun_dunyasi) ile birlikteyiz. Eğlenceli yapısı, hiperaktifliği, kedi sevdalısı ve birçok yönüyle gelin Nilşah’ın bu güzel röportajını gelip hep beraber okuyalım. Sizinde sorularınız varsa eğer yoruma bırakmayı unutmayınız. Keyifli okumalar.

Merhaba, öncelikle sizi tanımak isteriz. Bize kendinizden bahseder misiniz?

Herkese Merhaba, ben Nilşah Ünal. Işık Üniversitesi’nde Çağdaş İşletme Yönetimi bölümünde doktora öğrencisiyim. İstanbul’da yaşıyorum ama en fazla bir ay İstanbul’da kalabiliyorum. Çok enerjik, hayatı doyasıya yaşamayı ve hayvanları çok seven bir gezginim. Bir kedi annesiyim, oğlumun ismi Prens. Bunların dışında; kişisel seyahat danışmanlığı yapıp turlar oluşturuyorum bazen de rehberinin ben olduğu minik turlar düzenliyorum. Şu anda bunun dışında düzenli bir işte çalışmıyorum. Bundan evvel proje yöneticisi, organizasyon sorumlusu, halkla ilişkiler sorumlusu ve VIP sorumlusu olarak çalıştım. Sekiz yıl Klasik Bale eğitimi aldım, yedi yaşından beri piyano çalıyorum ve bir yıllık drama-oyunculuk eğitimim de var. Gördüğünüz üzere çok yönlü aktif bir insanım, yerimde duramamamın nedeni bu galiba.

Peki gezme tutkusu nasıl başladı? Ne kadar süredir seyahat ediyorsunuz?

İlk seyahatimi 10 yaşında Fransa’nın güney sahillerinde bulunan Cote D’Azur ( Nice, Marsilya, Cannes, Saint Tropez ve Monaco’nun olduğu küçük kasabalarında yer aldığı bölge) bölgesine yaptım. Maalesef Cannes’da kolumu kırdım. Bu daha 10 yaşında olduğumdan, benim yurtdışına olan tüm sempatimi sıfırladı. 19 yaşına kadar bir daha yurtdışına çıkmadım. 19 yaşında spontane gelişen bir akrabamızın teklifi ile turla Roma’ya gittim. Roma benim gezdiğim şehirler içinde en özel şehir çünkü Roma’ya gittikten sonra gezme aşkı benim kanıma işledi. Turda özel gezgin insanlarla tanıştım.  Rehberi bırakıp özgürce ellerindeki notlarla, haritalarla gezmeleri beni onlara hayran bıraktı. O kadar büyük keyif aldım ki, hayatımda hiçbir şey bu kadar hoşuma gitmemişti. Roma’dan sonra tüm dünyayı gezmeyi kafama koydum. 19 yaşımdan beri yerimde duramıyorum.

Gezginlerle Röportaj - Gezitopya

İspanyol Merdivenleri – Roma

Şu ana kadar kaç ülke / şehir gezdiniz? Bir sonraki gezi rotanız belli mi?

Şu ana kadar 34 ülke 130 şehir gezdim. Lakin tekrar tekrar gittiğim yerlerde var. Her gidişimde ayrı keyif aldım. Örnek olarak; Roma’ya 12 kere gittim, umarım yeniden gitmek nasip olur.

  • Paris,
  • Milano ve Floransa 3,
  • Bangkok,
  • Venedik,
  • Nice,
  • Viyana,
  • Prag,
  • Budapeşte,
  • Marsilya,
  • Helsinki,
  • Bratislava’ya 2 kere gittim.

Haziran’da Danimarka’ya uçak biletim vardı, maalesef korona virüsten ötürü açığa aldım. Bu virüsten kurtulur kurtulmaz Batı Amerika’yı keşfe gitmek istiyorum. Rotam bile hazır;

  • Los Angeles,
  • Las Vegas,
  • San Francisco ve Hawaii.
Gezginlerle Röportaj - Gezitopya

Hong Kong

Gezi rotalarına karar verirken dikkat ettiğin noktalar var mıdır? Varsa nelerdir?

Tabiiki de var. Ulaşım kolaylığı, mevsimsel koşullar, rotalar arası çok uzun mesafeler olmaması benim aklıma gelen ilk kriterlerim. Birazda sizin seyahatten ne beklediğinize bağlı olarak değişebilir açıkçası. Mesela ben Londra’ya gitmişken İskoçya Edinburgh’u da görmem lazım dedim, ve onu da rotama ekledim. Ama herkes tercih etmeyebilir, biraz kişisel tercihlerinize bağlı rotayı oluşturmak.

Gezginlerle Röportaj - Gezitopya

Kilyos – İstanbul

Seyahatini genellikle hangi ulaşım aracıyla yapıyorsunuz? Seyahat ederken ailen ne tepki gösteriyor?

Mümkün olduğunca seyahatlerimi uçakla yapıyorum. Zamandan büyük tasarruf sağladığından uçak benim ilk tercihim. Bunun haricinde, yurtdışında hızlı trenlerle şehirden şehire ya da ülkeden ülkeye geçebiliyorum.

Seyahatlerimden ailem çok memnun. Bazen ailemde yanımda oluyor seyahatlerimde ve çok rahat ettiklerini söylüyorlar. Hayatlarını kolaylaştırıyorum neden rahatsız olsunlar, benimle her zaman gurur duyarlar.

Gezginlerle Röportaj - Gezitopya

Miami – ABD

Gezilerin bütçeni aşıyor musun? Ya da takipçiler gibi soralım ; Zengin misin? 🙂

Herkesin elinde belirli bir bütçe kaynağı olduğunu düşünüyorum. Ve bu kaynak kimsede sınırsız değil sadece miktarı farklı. Bu benim içinde geçerli, uçak bileti ve otel kampanyalarını yakından takip ediyorum. Lakin tatil yaparken birinin evinde (CouchSurfing) ya da Hostel’de kalmak benim seçeneklerim arasında değil. Ben genelde merkezi butik otelleri tercih ediyorum. Mümkün olduğunca az para harcayarak, maksimum keyif almak benim ana amacım. Fakat ne yalan söyleyeyim, çok keyif almak çok az parayla maalesef çoğu zaman olmuyor. Bende bazen bütçeme göre kendimi şımartıyorum. Ama şımartınca her anlamda da çok harcamıyorum. Size örnek olarak şu anımı anlatayım; 2015 yılında Milano seyahatimde Galleria Vittorio Emanuele’in içinde yer alan lüks bir otelde kalmıştım. Dönüşte taksiye bindiğimde beni havaalanı shuttleına götürmesini söyledim. Şoför hayrete düşüp bu otelde kalıp shuttlelamı biniyorsunuz diye sormuştu bana. Otele çok para vermek her şeye çok para verdiğim anlamına gelmiyor. Ben kendimi bütçeme göre dengeleyip gerektiği kadar para harcıyorum, gereksizce değil. Herkesin gerekliler listesi kendi bütçesine ve kendine göre. Bende buna göre harcamalarımı planlıyorum.

En çok beğendiğin ülke veya şehir hangisi ? Sebebi nedir?

Bu zamana kadar dünyada gördüğüm en güzel yer Tayland ülkesinin Phuket şehrine bağlı olan ada Maya Bay. Dünya üzerinde cenneti gördüğüm muhteşem bir yerdi. Doğası, denizi ve atmosferi kelimelerin yetmeyeceği güzellikteydi. Bu yüzden dünyanın en güzel yeri bana göre orası. Ülke olarak ama favorim üç tane; İtalya, Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık en beğendiğim ülkeler.

Sende hayal kırıklığı yaşatan bir şehir oldu mu? Büyük beklentilerle gittiğin ama aradığını bulamadığın?

Tam bir hayal kırıklığı olarak baktığım tek gezim 2018 yılbaşını geçirdiğim Fas seyahatimdi. Kazablanka özellikle en büyük hayal kırıklığı yaşadığım şehir oldu. Marakeş oradan iyi olmasına rağmen, orayı da pek beğendiğim söylenemez. Ben hiç beğenmediğim, ilk defa gezideyken keşke İstanbul’da olsam dedim.

Gezilerin esnasında korktuğun durumlar oluyor mu? Ya da tedirgin olduğun bazı anlar?

Vallahi geçen yaza kadar hiç olmadı diyebilirim. 2019 yazında Karadağ’dan dönerken ölümlü kazadan dolayı havaalanına giden yol kapanmıştı. Ne havayolu firması ne de Karadağ Havaalanı personeli bize hiç yardımcı olmadı. Doğru düzgün kimse de İngilizce konuşamıyordu. Uçağı kaçırdık, akşamı da ormanın içinde bilinmedik bir yerde kaldık. Burada ne yapacağım burada mı kaldık diye korkular geçirdim içimde. Üstelik ertesi güne business bilet almış olmama rağmen overdose bilet sattıkları için uçamama riskimde vardı. Tüm bunlar beni çok kötü strese soktu. Neyseki ertesi gün dönebildik. Ama kabus gibi anılarda yerini aldı. Tek korktuğum gezi anım bu. Onun dışı ben dünyaları yerinden oynatabilirim deyip yola çıkarım.

Gittiğin yerlerde mutlaka yaptığın işler, bir rutinin var mı yoksa spontane mi geziyorsun?

Gitmeden önce listeler hazırlıyorum. Bu listeler; mutlaka görmem gereken yerler, tarihi yerler, mutlaka gidilmesi gereken restoranlar- ki çoğuna evvelden rezervasyon yaptırıyorum- mutlaka alışveriş yapmam gereken mağazalar, vb şeklinde oluyor. Bunların yanında bir de ekstra vaktim kalırsa diye yedek uğranacak yerler listesi yapıyorum. Genelde ben seyahate çıkmadan önce bunların hepsi hazır olur. Tatildeyken de bu listelerden yararlanarak ama esnek olarak geziyorum. Sonuçta patron benim, ben ne istersem o olur. Bazende spontane olarak gittiğim oluyor, kaybolarak keşfetmenin de tadı ayrı.

Gezginlerle Röportaj - Gezitopya

Lara – Antalya

Konaklama konusunda sıkıntı yaşıyor musun? Bazı konaklama seçenekleri ucuz olmasından dolayı tam donanımlı değiller ve bu durumlarda kişisel bazı ihtiyaçlar problem olabiliyor.

Altıncı soruda da belirttiğim gibi (CouchSurfing) başkasının evinde ya da hostelde kalmak bana göre değil. Temiz ve merkezi butik oteller benim ilk tercihim. Bazı seyahatlerimde kendimi beş yıldız konforunda şımarttığımda oluyor, bazende minnak otellerde kaldığımda. Benim temel kriterim; temiz olması, yerinin merkezi olması, yorumlarının iyi olması ve bonus olarak kahvaltısının iyi olması. İki yıldızda olsa bu kriterleri sağlıyorsa kalabilirim.

Gezginlerle Röportaj - Gezitopya

Clomar – Fransa

Gezmek / tatil yapmak herkesin seveceği bir şeydir ancak senin için farklı bir anlamı var mı?

Benim için nefes almak demek gezmek demektir. Ben gezdiğim zaman gerçekten yaşıyorum, tüm gezilerimde kendime ait başka bir özelliğimi buluyorum.

Takipçilere ya da ilk gezilerini yapacaklara vermek istediğin bir mesaj / tavsiye var mı?

Mal mülk sahibi olma derdine düşmek yerine dünyayı gezmeleri. Kendi bütçelerine göre araba ,ev, ıvır-zıvır almak yerine yeni dünyalar keşfedin. Evinizden çıkın.  Hayatta yapabileceğiniz en iyi yatırım seyahat etmektir çünkü. Benim için her daim çok gezen bilir çok okuyan değil. Pek çok yoğun bakım doktoru ölüm döşeğindeki insanların hiçbirinin keşke o evi alsaydım dediğini duymamış ; sadece keşke ona sevdiğimi söyleseydim, keşke oraya da gitseydim lafı geçiyormuş orada. Sizde sevdiğinizi söyleyin ve çok gezin.

Bu yazıyı paylaşın!
Bu yazıyı oylayın!

1
Bir yorum bırak

avatar
1 Konulu yorumlar
0 Yorum cevapları
1 Takipçiler
 
En çok tepki alan yorumlar
En sıcak tartışmalar
1 Yorum yazarları
Neşe En yeni yorum yazarları
  Abone ol  
En Yeniler Eskiler Beğenilenler
Bildir
Neşe
Ziyaretçi
Neşe

Çok beğendim harika ???‍♀️