SON DUYURU
Gezitopya.com bünyesinde gezi anılarını yazabilecek yazarlar aranmaktadır.

Dünya Mitolojilerinden Kum Heykellere dönüşen sanat

kumsehri1

Antalya’nın Muratpaşa ilçesi, Lara plajında bulunan Kum Heykel Müzesi Dünya mitolojilerinden farklı karakterlerin yanı sıra, farklı ülkelerin dünyaca ünlü tarihi mekânları ve dini motifli heykelleri bir arada ziyaretçilerin beğenisine sunmuş. Şunu söyleyeyim ben çok beğendim.
Hemen içeri girince birçok kültürde olduğu gibi büyük bir aslan heykeli sizi karşılıyor. Deniz efsanelerinin konu edildiği irili ufaklı iki yüz kadar heykel yer almaktadır. Rusya, Ukrayna, Hollanda, Litvanya, Letonya, Macaristan, Çek Cumhuriyeti, Brezilya, Bulgaristan, İspanya gibi ülkelerden yirmi heykeltıraşın 10 bin ton nehir kumu kullanarak üç haftalık çalışmaları sonucunda dünyanın 7 harikası heykellere yansıtılmıştır. Bu heykellerden birtanesi var ki dillere destan olmuş bir aşkın mimariye yansımış hali diyebilirim. Bu müthiş yapının adı Tac Mahal; Bu yapı aslında büyük bir aşkın ve sevginin mimariye dökülmüş halidir. Öylesine büyük bir aşk ki imparatorluktan vaz geçme noktasına getirmiştir. Sonuçta aşkını bu mükemmel yapıya işlettirdi. Tac Mahal, Babür imparatorluğu 5. hükümdarı Şah Cihan tarafından imparatorluğun o zamanki başkenti Agra şehrinde, Jumna nehri kıyısında inşaatı yapıtırılmıştır. Bu güzel yapı hükümdarın eşi Mümtaz Mahal için yaptırılan türbedir. Aşk için dikilmiş en büyük ve en güzel yapıdır. Şah Cihan’ın büyük aşkla sevdiği eşi Mümtaz Mahal’ın doğum esnasında ölümü üzerine, onun adına yaptırılmıştır. Tac Mahal’ın inşaatında 1000 işçi çalışmış ve inşaatı 20 yıl sürmüştür. Bu harika yapı Osmanlı mimarlarından Mimar Sinan’ın öğrencileri Mehmet İsa Efendi ve Mehmet İsmail Efendi tarafından yapılmıştır ve dünyanın 7 yeni harikası arasında gösterilmektedir. Ölümsüz Aşıkların Şehri Stratonikeia okumak için lütfen tıklayınız..

Antakya Kum Heykeli

Kum heykel müzesinin başka bir heykelinde ise otantik bir Tuareg kadını tasvir edilmiştir. Tuaregler Kuzey Afrika Berberilerinin bir kolu olup, 1000 yılı aşkın bir süredir Sahra çölü’nde göçebe olarak yaşıyorlardı. Şimdi ise Tuaregler yarı göçebe olarak yaşamaktadırlar. Kendilerini özgür insan adlandıran Tuaregler birbirlerine sıkı geleneksel bağlarla bağlı kabileler halinde yaşamaktadırlar.

Avrupa kıtasına adını vermiş Fenikeli kız Europa’da kendisine kum heykel müzesinde yer bulmuş. Mitolojide Zeus’un görüp beğendiği güzeller güzeli Europa’ya ulaşmak için beyaz bir boğa kılığına girer. Europa’nın sahilde oynamasını fırsat bilerek kıza yaklaşıp onu sırtına alarak Girit adasına kaçırır. Europa’nın Zeus’tan üç çocuğu olur. Çocuklarının adları ise Minos, Sarpedon ve Rhadamanthys… Heykeller arasında İskandinav mitolojisinden karakterler de yer almaktadır. Bu İskandinav mitolojisinden Kum Heykel müzesinde kendisine yer bulan karakter ise THOR… Kibyra Antik Kenti yazısı için lütfen tıklayınız..

Thor Babası Odin

Thor babası Odin’den sonra İskandinav mitolojisinin en güçlü tanrısıdır. Gücü babası Odin tarafından teslim edilmiş iki sihirli nesneye dayanmaktadır. Bu nesnelerden biri Mjöllnirdir. Mjöllnir adının anlamı ‘’parçalayıcı’’ olan kocaman bir çekiçtir. Çekici Brokk ve Eitri isimli iki cüce kardeş yapmışlardır. Çekiç yapılırken Loki sinek kılığına girip cüceleri ısırarak rahatsız edince bir kaza olur ve çekicin sapık kısalmıştır. Bu iki cüce ayrıca bu çekice birçok farklı özellik vermiştir. Çekiç, Thor’un onu kolayca saklayabilmesi için küçülebilir, ayrıca bir bumerang gibi bir düşmana atıldığında düşmana tüm gücüyle çarpar ve sahibinin ellerine geri döner. Thor kılık değiştireceği zaman çekici ile kendi yörüngesinde hızlıca döner. Fırtınaları çekici ile kontrol eder, yağmurları onunla yağdırır. Çekici ile evlilikleri ve nesneleri de kutsayabilmektedir.

Thor heykelinin yanı başında İskoçya efsanelerinden biri olan Finfolk Heykelleri yer almaktadır. İskoçya Efsanelerine göre Finfolk okyanus derinliklerindeki evlerinden düzenli olarak Ork adalarına gelen karanlık, gizemli büyü yapma gücü olan, şekil değiştirebilen ırktır. İnanışa göre tutsak edecekleri insanları ararken bekleyecek, yüzecek hatta çalışan botu çekmek için kürek çekeceklerdir. Finfolk balıkçıları kaçıracak çocukları sahile yaklaştıracak ve onları karı koca olarak ömür boyu sürecek bir hizmete zorlayacaklardır.

Başka bir Kum heykel müzesindeki heykelde ise Kraken yani İskandinav efsanelerine göre bu bir deniz canavarıdır. Anlatılan efsanelere göre bir ada kadar büyük, bir gemiyi direk tepesine kadar uzanan kollarıyla devirebilen efsanevi bir deniz yaratığıdır. İlk gerçek öreneği 1888 de Yeni Zelanda sahillerinde ölüsünün karaya vurmasıyla görülmüştür. Denizciler arasında anlatılan ve korkulan en korkunç efsanevi yaratıkların başında gelmektedir. Resmedilen yaratığa bakıldığında bunun bir ahtapot olma ihtimali çok büyüktür.

Kum heykel müzesinde Hindistan oldukça fazla takipçisi olan Hinduizm öğretisinin önemli figürlerden Şiva ve Ganeşa figürlerine de yer verilmiştir. Hint inanışında bereket zenginlik ve şans getirdiğine inanılan Ganeşanın babasıdır. Rivayet odur ki Şiva dans etmektedir. İki ayağı aynı anda yere değdiği anda kıyamet kopacak ve evren yok olacaktır. Bu yüzden tasvirlerde Şiva’nın bir ayağı hep havada durmaktadır. Hatta resmedilirken yoğa da ağaç adıyla anılan tek ayak üzerinde durmuş pozisyondadır.

Roma Mitolojisi

Mitoloji olur da Roma mitolojisinden örnekleri Kum heykel müzesine koymamak olur mu? Tabi ki olmaz. Burada Roma mitolojisinden Venüs kendisine yer bulmuş. Venüs Roma mitolojisinde aşk, cinsiyet, güzellik ve bereket tanrıçasıdır. Yani Yunan mitolojisindeki Afroditin mevkidaşı. Ancak Roma Venüsünün Afroditin ötesinde birçok yeteneği vardı. Zafer, bereket tanrıçasıydı. Afrodit Satrünün babası Üranüs’ü kastettiği ve kanı denize düştükten sonra denizköpüğünden doğmuştu.

2018 yılında gişe rekorları kıran filme konu olan Aquaman kendisine burada yer bulan mitolojik kahramandır. Okyanuslar altında inşa edilen Atlantis krallığının tahtının varisidir Aquaman. Ancak Aquaman’ın sinsi kardeşi Atlantis tahtını istemektedir. Aquaman kendisine bırakılan mirasa sahip çıkmak ve halkının başına geçmek için verdiği mücadeleyi kazanır ve tahta geçer.

Anadolu’dan mitolojik kahramanlar veya öğelerde bu müzede yer almış. Asur mitolojisinde yarı insan yarı hayvan olarak resmedilen Lamassu kutsal mekânların girişine konulur ve o mekânda çok özel korunaklı alan yarattığına inanılırdı.

Yunan mitolojisinde kanatlı at olarak bildiğimiz Pegasus burada heykeller arasında bulunmaktadır. Yunan mitolojisine göre Perseus tarafından kafası kesilerek öldürülen Medusa’nın kafasında yada toprağa sıçrayan kanlarından doğduğuna inanılmaktadır. Pegasus doğar doğmaz dünyadan ayrılmış ve Zeus’un yıldırımlarını getirme görevini üstlenmiştir.

Bizde Dede Korkut hikayelerinde geçen Tepegöz Yunan mitolojisinde Cylops olarak bilinirse de bizim Tepegöz Kum Heykel müzesinde yer almaktadır. Tepegöz kaf dağının arkasında yaşamaktadır ve peri kızı ile bir çobanın evliliğinden doğan mitolojik bir karakterdir. Parmağında hiç çıkarmadığı bir yüzük vardır. Bu yüzük annesi tarafından onun bedenine hiçbir zarar gelmemesi için takılmış tılsımlı bir yüzüktür.

Birçok Amerikan yerlileri tarafından kutsal kabul edilen kaplumbağalar ve dolayısı ile Kaplumbağa adası yine kum heykel müzesinde. Amerikan yerli kabilelerinin folklorunda bu kaplumbağalar olumlu rol oynarlar. Lenape ve Iroquois gibi Bazı doğu kıyısı kabilelerinin yaratılış efsanelerinde büyük ruh topraklarını dev bir kaplumbağanın sırtına yerleştirirken vatanlarını yarattığına inanılmaktadır. Bu nedenle Kaplumbağalar birçok farklı yerli kabile kültüründe yaryüzünün sembolüdür. Plains Kızılderilileri için ise Kaplumbağalar uzun ömür, doğurganlık ve korunma ile ilişkilendirilir.
Daha birçok mitolojik öğeyi Kum Heykel müzesinde görmek mümkündür. Tamamını anlatmayayım. Diğer kısımlarını artık ziyaret ederek yerinde görün. Bu kadar verilen emek kesinlikle ödüllendirilmeli. Sizlerin bu emeği karşılıksız bırakmayacağını biliyorum…

SeyyahAmca

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir