Geçici/Pembe Pasaport Nasıl Alınır? Neler Yapılmalıdır?

Merhaba, 4 aylık uzun bir yurt dışı macerası sonunda her şey güzel giderken bir gün pasaportunuz çalınırsa ne yapardınız?

Bugün sizlere yurt dışında başınıza gelebilecek en zor durumlardan birini anlatacağım. Cüzdan ve pasaportunuzu kaybetmek/çaldırmak…Yaklaşık 4 ay boyunca Çek Cumhuriyetinde küçük bir şehirde Erasmus yapmakta idim vizemin bitmesine son bir ay kalmış son gezi planlarımı çoktan yapmış, Türkiye biletimi almıştım. Öncelikle Budapeşte’yi gezip sonra Çek Cumhuriyeti’ne dönüp valizimi alarak önce Hollanda daha sonra da Almanya’ya geçip oradan Türkiye’ye dönecektim tüm planlarım harika, biletlerimi çoktan ayarlamıştım. Arkadaşlarımla son gezimize, Budapeşte’ye gidip soğuk Budapeşte’de birinci günümüzü bitirmiştik. Toplam 3 gün sürecekti bu gezi. İkinci günün sabahı turlara bakmak için evden çıktığımızda yolda çantamın açık olduğunu farkettim. Cüzdanım ve pasaportum yoktu. Kendimi çalınmadığına ikna etmek için bir yandan kaldığımız eve dönüp bir yandan da etrafa cüzdan soruyordum. Evde de bulamayınca pasaportumun çalındığının farkına varıp artık panik yapmaya başladım. Bundan sonraki tüm aşamalar Türkiye’ye döndüğüm güne kadar ilerliyor.

1- İlk yapman gereken cüzdanın da çalındı ve içinde kartların varsa bankaları arayıp ya da ailenizden birine haber verip onları bankaya yollayarak kartlarınızı iptal ettirmeniz. Özellikle bir çok yerde temassız ödeme geçmekte ve bazı kartlarda bu açık olduğu taktirde kolayca harcama yapılabiliyor. Ben direkt ailemi arayıp kartlarımı iptal etmeleri istemiştim ve tüm paramı arkadaşımın hesabına aktarmıştım.

2-Hemen karakola gidip tutanak tutturmak. Pasaportunuzu ve cüzdanınızı kaybettiğinizi teyit ettirmeniz. Budapeşte polisiyle asla kibar olmayan ve yardımcı olmadıkları bir konuşma sormasında tutanak tutturdum. Tutanak sırasında pasaportunuzun eğer ki fotokopisi en azından fotoğrafı varsa çok daha rahat olur. Pasaport seri numarasını yazabilirsiniz böylece. Her şey bittiğinde polise şuan ne yapmam gerek soruma sadece ‘git’ demesi ile o günkü gezime devam ettim. Budapeşte’de doldurduğum tutanağın bir kısmı bu şekilde 6 değişik dil seçeneğiniz vardı ve bildiğiniz dile göre hızlıca doldurabileceğiniz bir belge. İki tane hazırlatıp bir tanesini bana verdiler. Telefon numaranıza o an kullandığınız güncel numaranızı yazmanızı istiyorlar ama benim o an kullandığım Çek hattımı yazmamdan dolayı Türkiye’ye döndüğümde herhangi bir gelişme oldu mu hiç bir fikrim yok. Bunu da göz önünde bulundurabilirsiniz.

3-Sıradaki durağım Türkiye Konsolosluğu. Cüzdanımın çalındığı gün saatin de geç olması ile konsolosluk çoktan kapanmıştı bu yüzden ikinci gün erkenden konsolosluğa yola çıktım. Yanınızda mutlaka polis tutanağını ve en azından 1 tane vesikalık fotoğrafınızı götürün. Ben Budapeşte’de duraklarda hemen o an çekilip basılan fotoğraf kutuları arayıp sorduğum insanların burada kartpostal satılmıyor cümlelerine rağmen bulup ağlamaktan şişmiş gözlerime çekilmiş bir fotoğrafımla gitmiştim. Ve tekrardan yanınızda kimliğinizi eğer o da çalındıysa pasaportunuzun fotoğrafını mutlaka götürün. Türk konsolosluğunda benim şansıma o gün bilgisayarlar sistem hatası veriyordu ve uzun süre beklemiş konsoloslukta oturup yanımda getirdiğim şeylerle kahvaltı yapmıştım. Ben konsolosluk çalışanlarına Çek Cumhuriyeti’nde yaşadığımı oraya geri dönmem gerektiğini uzun süre açıkladım daha sonra Türkiye’ye Almanya’dan döneceğimi söyledim. Çok az da olsa size izin çıkartma ihtimalleri oluyor. Ağlayarak yalvararak izin istemiş bir ihtimal vermelerini hatta yüzsüzlük yapıp Almanya’ya da izin vermelerini istedim. Bana verdikleri tek izin, Budapeşte – Prag, Prag – Türkiye şeklinde küçük bir yazı yazdılar pasaportuma. Bu arada da Hollanda Almanya planlarım suya düşmüş tüm biletlerim yanmış oldu. Almanya’ya izinsiz geçsem sorun olur mu dediğimde ‘istersen geç ama Alman polisleri pek tatlı olmayabilirler’ denilince tamam dedim. En azından Çek Cumhuriyeti’ne dönecektim eşyalarımı alabilecektim. Pembe pasaportumu alıp ‘neyse herkesin pembe pasaportu olmaz artık benim var’ tesellisi vererek Budapeşte’deki son günümü gezmeye ayırdım.

Ben Budapeşte’den Flixbus ile dönüyordum ve yolda pasaport kontrolünden geçtik. Tabi içimde küçük bir panik, ne olur sıkıntı çıkmasın diyerek polis raporlarımı ve pasaportumu gösterdim sorun olmadan geçtim. Bir hafta sonraya Türkiye’ye uçak biletimi alıp Çek’e veda ettim. Yola çıkmadan önce polis raporumun ve geçici pasaportumun fotokopisini de yanıma aldım. Prag Havaalanı’nda önce valizimi verirken pasaportumu uzun süre inceleyip bir yerlere telefon açıldı daha sonra çıkış için pasaport kontrolünde uzun süre düşünüldü konuşuldu mühür basmak için. Budapeşte’ den alınmış geçici pasaport ile Prag’ tan çıkış yapıyordum ve kafalar karışmıştı. En sonunda mühür basılıp Avrupa macerama son vermiştim. Tabi bu kadarla bitmedi. Uçuşum önce İstanbul’aydı ve Türkiye’ye girer girmez, giriş için pasaport kontrolünde sizi havaalanı polisi alıyor. Panik yapmaya gerek yok. Kısaca işlemlerinizi hallediyor ve size pasaportunuzun fotokopisi veriliyor geçici pasaport teslim alınıyor. Pembe tatlı pasaportuma veda edip aktarma uçağım olduğu için iç hatlara geçiş yaptım. Tabi ki üzerimde pasaport fotokopi hariç kendim olduğumu kanıtlayacak ne bir kimlik ne de öğrenci kartı vardı. Check-in imi önceden yapmıştım ama içeri almadılar kimliğim olmadığı için Avrupa’dan kolayca çıkabiliyordum ama Türkiye içerisinde bir yerden bir yere geçmesi zordu. Pegasus’la görüşüp durumu anlattım ve yazı yazıp beni içeri aldılar. Sonunda yaklaşık 12 saat süren yorucu yolculuğumu bitirip evime gelmiştim. Bundan sonraki adım tüm kartlar, kimliğin her şeyi yeniden çıkartmak. Harika geçen 4 aylık gezimin sonunu küçük maceralarla bitti.

**Küçük bir dipnot; yurdışına çıktığınızda ya da orada yaşamaya başladığınızda pasaport, vize, öğrenci kartı, isic hatta aylık otobüs kartınıza kadar fotoğrafını çekin o an yanınızda olmasa bile gösterebilirsiniz.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

88 − 79 =