SON DUYURU
Gezitopya.com bünyesinde gezi anılarını yazabilecek yazarlar aranmaktadır.

Ukrayna | Lviv Gezi Notları

Lviv Hakkında

Lviv, tarihi meydanları, kiliseleri, opera binası, parkları, Arnavut kaldırımlı taş sokaklarıyla gidilebilecek en güzel destinasyonlardan birisi. Şehir aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor.

Lviv Nerede? Nasıl Gidilir?

Ukrayna’nın kuzeybatısında, Polonya’ya yakın bir bölgede yer alan Lviv’e uçuş zamanı İstanbul’dan yaklaşık 2 saattir. THY ve Pegasus Havayollarının direkt uçuşları var. Ayrıca Ukraine International Airlines (Ukrayna Havayolları) ile Kiev tarifeli gidilebilir.

Ukrayna Vize İstiyor mu?

Ukrayna Türk vatandaşlarından vize istemiyor. Bordo pasaportla 1 yıl içinde 60 gün Ukrayna’yı ziyaret edebilirsiniz. Bunun yanı sıra yeni çipli kimlikleriniz ile pasaportsuz da Ukrayna’ya giriş yapabilirsiniz. Eski kimlikler buna dâhil değil.

Giriş

Ülke olarak çok yabancı olmadığımız ve en çok ziyaret ettiğimiz ülkelerden birisidir Ukrayna. Lviv’de düzenlenecek uluslararası bir kongre olacağını duyunca hemen araştırmaya başladım. Şehir yeterince ilgimi çekti ve hemen gereken girişimlere başladım çünkü uçak biletleri bir anda çok pahalı olmaya başlamıştı. Uçuştan yaklaşık iki buçuk ay önce 15 gün boyunca düzenli olarak uçak bileti fiyatlarını kontrol ettim. En sonunda Pegasus’tan Sabiha Gökçen gidiş-dönüş uygun fiyatı yakalayınca biletimi aldım. Konaklama için rezervasyonları da yaptıktan sonra artık iş sadece uçacağımız güne kaldı.

Gerek Türklerin gerekse de Ukraynalıların karşılıklı olarak bu iki ülkeyi ziyaret etmesinden işlemlerin kısa ve kolay olacağını zannetmiştik ancak hiç de düşündüğümüz gibi olmadı. Pasaport kontrolde neredeyse 1 saat bekledik. Bu benim için çok sorun olmazdı normalde ama bir buçuk yaşındaki oğlumuz için oldukça zor oldu. Uykusu bölününce işler bizim için daha da zorlaştı. Kontrol noktasından ayrı bir odaya götürüldük ve orada uçak biletinden, kongre katılım belgesine, otel rezervasyonlarına kadar her şeyi didik didik incelediler. Ve bunların hepsinin tek tek fotoğraflarını çektiler. Bunun nedenini anlamak zor olmadı. Birkaç dakika vatandaşlarımızı izleyince bence az bile yapıyorlar dedim. Bunu üzülerek söylüyorum ama Ukrayna’ya giden Türk erkeklerinin niyetlerinin iyi olduğunu düşünmüyorum. Adam, almış eline pasaportunu çıkmış gelmiş ne rezervasyon var ne dönüş bileti yani bu kadar da olmaz. Tüm bu olumsuzluklara rağmen işlemlerimizi bitirdik ve taksiyle şehir merkezine gittik. Sabaha karşı vardığımız için henüz otobüs seferleri başlamamıştı. Taksiye 300 grivna ödedik ve tabi ki yediğimiz kazığın boyutunu da dönerken anladık. Çünkü dönüşte taksiye sadece 90 grivna verdik. Demek ki hava alanında bulunan taksiciler her yerde aynı J. Neyse ki şehri görünce tüm hayal kırıklıklarımız yok oldu. Kalacağımız yere yerleştikten sonra biraz dinlendik ve şehri gezmeye başladık.

Lviv Gezilecek Yerler

Rynok Meydanı: Şehrin kalbinin attığı yer. Lviv’de görülecek yerlerin neredeyse tamamı bu bölgede veya buraya çok yakın. Oldukça geniş, ferah, tarihi bir alan ve insanı kalabalık olmasına rağmen bunaltmıyor. Mimari yapısı hemen dikkat çekiyor. Kendinizi sanki geçmişin içinde gibi hissediyorsunuz. Etrafı kafelerle, dükkanlarla, sokak şarkıcıları ve gösteri yapan gençlerle dolu. Bir kafeye oturup Lviv’in meşhur kahvesi eşliğinde çikolatalarınızı da yerken çevreyi izlemek insana farklı bir haz veriyor.

Rynok Meydanı

Rynok Meydanı

Potocki Sarayı: 19. yüzyılda Fransız Mimar Louis D’overn tarafından Barok tarzda inşa edilen saray. Fransız mimarisinin ülkedeki en iyi örneği sayılıyor. Sarayın içi de en az dışı kadar güzel ve ilgi çekici. Müzeye çevrilen yapının içindeki geniş salonlar, heykeller ve özellikle tablolar dikkat çekiyor. Eserler zamanının lüks yaşamı hakkında da bizlere ipuçları veriyor. Potoçki Sarayı şehir merkezine 10-15 dakikalık bir yürüyüş mesafesinde bulunuyor. Giriş ücreti 30 grivna. Eğer sanat ve tarih seviyorsanız mutlaka görmeniz gereken noktalardan birisi Potoçki Sarayı.

Lychakiv Mezarlığı: İlk başta mezarlık gezmek kulağa pek hoş gelmiyor hatta bazıları için ürkütücü bile olabilir. Lviv’i araştırırken en çok ziyaret edilen yerlerin başında Lychakiv Mezarlığı olduğunu gördüm. Gittiğim zaman nedenini daha iyi anladım. Lviv’de beni en çok etkileyen ve beğendiğim yerlerden biri kesinlikle Lychakiv Mezarlığı. Sanki mezarlıkta değil de bir açık hava müzesinde ya da sanat galerisindeymişsiniz gibi. Mezarlıkta yaklaşık 500 bin mezar, yüzlerce heykel, kabartma ve yer yer şapeller bulunmaktadır. Fotoğraf çekmeyi sevenlere güzel manzaralar sunuyor. Sonradan baktığımda dünyanın farklı yerlerinde bu tür mezarlıklar olduğunu öğrendim. Benim için burası şimdilik en farklılardan birisi olarak kalacak. Burada aynı zamanda Ukrayna için önemli sayılan bazı aydın ve sanatçılarında mezarları bulunmaktadır. Şehir merkezinden otobüsle veya bisiklet kiralayarak Lychakiv Mezarlığına ulaşabilirsiniz. Giriş ücreti kişi başı 25 grivna.

Dominican Katedrali ve Manastırı: Lviv’in en büyük dini yapılarından birisi olan katedral, 12.yy da inşa edilmiştir. Katedralin içi ve dışı oldukça etkileyici olsa da bu yapıda beni en çok etkileyen, giriş kapısının üst kısmında yazan Latince ‘Soli Deo et Honor Glori’ yazısı oldu. Anlamı ‘Sadece Tanrıya Şan ve Şeref’ demek olan bu söz aslında kendisini olduğundan çok daha farklı yerlerde gören biz insanoğluna adeta bir tokat gibi acziyetimizi gösteriyor.

Belediye Binası: Şehrin tam göbeğinde bulunması dolayısıyla çevresi de oldukça kalabalık. Burada bir yandan Lviv’in meşhur kahvelerinden yudumlarken bir yandan da sokak sanatçılarını izleyebilirsiniz. Bunları yapmak istemiyorsanız da Belediye Binasının içinden Ratusha Kulesi’ne tırmanıp Lviv’e merkezden kuşbakışı bakabilirsiniz.

Dormition Kilisesi: Lviv, kilise ve katedraller yönünden oldukça zengin bir kent. Üstelik bu yapılar gerek tarihi olması gerekse de dizaynlarıyla gerçekten insanı kendisine hayran bıraktırıyor. Bu kiliselerden birisi de Dormition Kilisesi. Dominican Katedrali ile yan yana bulunan kilisenin en dikkat çeken özelliği büyük yeşil kubbeleri. Aslı ahşap olarak inşa edilen kilise çıkan bir yangından sonra bu sefer taşla tekrar yapılsa da farklı zamanlarda çıkan yangınlar yine kiliseye zarar vermiş. Şu anki hali ise 16.yy dan beri kullanılmaktadır.

Dormition Kilisesi

High Castle: Tüm şehre kuşbakışı bakmak istiyorsanız burası en güzel nokta ancak kale deyince büyük beklentilere girmeyin çünkü sadece birkaç surdan başka bir şey kalmamış. Yani ortada kale falan yok. Biz merkezden tepeye kadar yürüdük ve çok yorulduk. Belli bir noktadan sonra yol dikleşiyordu. Bunların yanında çocuk ve çocuk arabası da olunca yorgunluktan bayılma noktasına geldik. Yeşilin, tarihin ve modern yapıların iç içe geçtiği Lviv’e tepeden bakmak tüm yorgunluğumuzu aldı götürdü.

Museum of Folk Architecture: Lychakiv Mezarlığı’nı gezdikten sonra yine yürüyerek gittik ama ben taksiyle gitmenizi tavsiye ederim. Biz gezerken sadece belirli noktaları değil, şehirlerin bilinmeyen ara sokaklarını da gezmeyi seviyoruz. Böylece hem şehrin genel yapısı hem de bölge insanını daha iyi gözlemlediğimizi düşünüyorum. En azından bana farklı bir bakış açısı sağlıyor. Bundan dolayı da yürüyerek gezmek genelde ilk tercihimdir. Lviv’e gelen herkese tavsiyem burayı görmeden gitmeyin. Müzenin içinde kilise, eski tarihi evler ve kullanılan eşyalar, mini bir hayvanat bahçesi ve küçük bir gölet de bulunmaktadır.

Opera Binası: Sadece Ukrayna’nın değil Avrupa’nın da önde gelen Opera Binalarından birisiymiş bu yapı. Bu namının hakkını da sonuna kadar veriyor. Üstelik bilet fiyatları da inanılmaz ucuz. Biz oradayken Moses isimli opera vardı ve fiyatı sadece 15 grivnaydı. Eğer çocuk olmasa girecektik ancak millete rahatsızlık vermemek için girmedik.

Bernardine Kilisesi: Barok tarzda inşa edilen kilise Rynok Meydanına yakın bir konumda bulunmaktadır. Kilisenin özellikle iç dizaynı çok etkileyici ve merkezi bir konumda bulunmasından dolayı da sürekli ibadet edenlerle dolu.,

Ayrıca;

St. Olha & Elizabeth Kilisesi

Transfiguration Kilisesi

Ermeni Kilisesi

Boim Şapeli’de gezilebilir.

Lviv’de Ne Kadar Kalınmalı?

2 veya 3 gün Lviv için hayli yeterli olacaktır. Daha fazla kalırsanız sıkılabilirsiniz.

Lviv’de Yeme İçme

  Yeme içme yönünden oldukça zengin bir yer Lviv. Özellikle kahve dükkanları oldukça dikkat çekici ve güzel. Rynok Meydanı’nda şarap dükkanları da var. Ben alkol kullanmadığım için bu tür mekanları açıkçası pek bilmiyorum. Lviv Handmade Chocolate ise Lviv’e has en güzel çikolataları bulabileceğiniz bir adres.

Şehirde Türk restoran ve kafeleri de mevcut. Biz Taksim’i tercih ettik çünkü sahibi Akif Bey çok sıcakkanlı, güler yüzlü ve yardımseverdi. Ev yapımı Türk yemeklerini burada rahatça bulabilirsiniz.

Son Olarak;

  • Lviv oldukça yeşil ve geniş parklara sahip bir kent. Yorulduğunuz zaman atın kendinizi herhangi birine ve keyfinize bakın.
  • Kahvesini ve çikolatasını mutlaka deneyin.
  • Ayrıca Lviv hiç de öyle bahsedildiği gibi erkeklerin az kadınların çok olduğu bir yer değil. Unutun bu tür hayalleri. Benim gördüğüm en az kadın kadar erkek de var. Hatta bizim Türkler hepsinden fazla da sayılabilir!
  • Nispeten ucuz bir şehir olduğu için harcama konusunda sıkıntı yaşamazsınız. Siz yine de dikkatli olun.
  • Güvenlik konusunda ise hiç problem yaşamazsınız. Oldukça güvenli ve temiz bir şehir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir