Küçük bir kasaba; Cesky Krumlov

Cesky Krumlov, Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’ın 174 km güneyinde yer alan şirin mi şirin bir kasaba. Almanca “Krumme Aue” kelimesinden geliyor; yani “çarpık çayır”. Kıvırılıp uzayan Vltava Nehri’nin oluşturduğu menderes üzerine kurulu olan kasabaya, kaleden bakınca neden bu ismi aldığı anlaşılıyor.1992 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesinde bulunuyor. Cesky Krumlov, bir Ortaçağ kasabası tadında bir yer. Yürüyerek hemen her yerine gidebilmek mümkün. Taşla döşenmiş sokaklarında yürümek inanılmaz bi tarihe yolculuk hissi oluşturuyor.  Bu tarihi dokulu kasabada adım başı küçük, şirin ve sıcacık kafeler bulunuyor. Ocak ayının sonlarına doğru fransiz arkadaşım Harmony ile birlikte  tren ile geçtik Cesky Krumlov a. Heryer muhteşem bi beyazliga bürünmüştu, yağan karla birlikte tarihi sokakları soğuğa rağmen durmadan yürüdük.  Çeşitli sokak Festivallerini sık sık gormek mumkun olan kasabada cekya nin kültürel lezzetlerini tatmak için güzel bi fırsat aslında. Arkadaşımla birlikte denk geldiğimiz bu sokak festivallerinden birinde  Çek lezzetlerini tattik,  özellikle “bramborak” i beğendim, tavsiye ederim, patates rendesi ve çeşitli baharatlar ile hazırlanan pratik bi lezzet.

 

 

 

Cesky Krumlov | Dar Sokakları ve Hostel

Dar sokaklar o kadar güzel görünüyordu ki her sokağı ayrı ayrı gezmek istedim. Nehirle birleşen karla birlikte nehir boyu yürümek, kışın gidenlere tavsiyem olur mutlaka.  Kalınacak yer olarak couch surfing bulmak, kasabanın küçük olması sebebiyle kolay olmadı fakat kış ayı olması ve kalabalık olmaması sebebiyle ucuz hostel bulmak mümkün. Yaklaşık 450 çek kronu ( 100 tl civarı ) ile iki kışlık temiz bir hostelde kaldık.  Gitmeden rezervasyon yapılırsa daha güzel olur emin olmak için.

Kasaba yürüyerek gezilecek bir yer ve heryer birbirine yakın.  Neler yemeliyim sorusuna gelirsek Kafelerde oldukça uygun fiyata açık büfe şeklinde özellikle oraya ait lezzetleri bulmak mümkün. Gece canlı müzik ve konserler oldukça yaygın, çek müziği eşliğinde onların dans kültürüne de dahil olup eğlenebilirsiniz.

Bu şirin mi şirin   kasabayı anlamak için oranın gündüzünü ve gecesini görmeli, sokaklarında bolca yurunmeli ve Komünizmin ihmalkar zamanlarındaki gri ve harap halinden sonra yeniden renklenmiş  büyüleyici ve masalsi güzelliği görmeyede çalışmalı diye düşünüyorum.

 

 

 

Bu yazıyı paylaşın!
Bu yazıyı oylayın!

Bir yorum bırak

avatar
  Abone ol  
Bildir