İtalya’nın Başkenti Roma’da Mutlaka Görülmesi Gereken 10 Yer !

İtalya’nın Başkenti Roma’da Mutlaka Görülmesi Gereken 10 Yer !

Avrupa’nın tescillenmiş güzelidir Roma.  Bu şehri bir kere gördükten sonra zordur daha çok beğeneceğiniz başka bir Şehir bulmak. İtalya’nın başkenti, Avrupa’nın göz bebeği, içinde bulundurduğu onca tarihi mirasa yakışır şekilde adını aldığı Muhteşem Roma imparatorluğunun son kalesi.  Dar sokakları, eğlenceli büyük meydanları, sokak sanatçıları ile size büyüleyecek olan bu küçük şehir aynı zamanda içinde Katoliklerin dini merkezi olan bir ülke barındırıyor. Vatikan! Ülkenin para birimi Euro olması nedeniyle TL bazında düşünüldüğünde biraz pahalı bir şehir gibi gözükse de burada her bütçeye uygun müthiş pizzalar, makarnalar ve meşhur İtalyan tatlısı olan Cannoliler den bulabilirsiniz.  Şimdi bakalım Roma’da mutlaka görülmesi gereken 10 yer nerelermiş.

  1. Collezyum
  2. Roma Froumu- Palatino Tepesi
  3. Panteon
  4. İspanyol merdivenleri
  5. Trevi ( aşk çeşmesi )
  6. Castel sant Angelo
  7. Campo de fiori
  8. Villa borghese
  9. Trastevere
  10. Vatikan

 

1.Collezyum

Kolezyum yada diğer adıyla Flavianus Amfi Tiyatrosu.. Bu yapıyı gördüğünüz andan itibaren kendinizi bir zaman tünelinin içindeymişsiniz gibi hissetmeye başlayacaksınız. Daha önce yerinde bulunan sarayın halk isyanıyla ateşe verilmesinin ardından İmparator Vespasianus döneminde inşasına başlanan ve yapımı on yıl süren ( ms 72 – ms 80 ) collezyum tam 48 metre yükseklikte. O dönemdeki toplumsal sınıflardan olan zenginler ve soylular, senato üyeleri ve kölelerin farklı yerlerden içeri girebilmesi amacıyla yapılmış 80 adet girişi bulunmakta ve toplam da 50 bin kişilik kapasiteye sahip olmaktadır. Yapıldığı dönemde savaş esirleri, köleler ve vahşi hayvanların dövüşlerine sahne olmuş, yüzlerce kişinin mezarı haline gelmiştir. İçerde düzenlenen gladyatör savaşlarını izleyen halk çoğu zaman kimin hayatta kalacağına dair taraf tutup bahse girmiş, tribünlerden öldür sesleri yükselmiş kimi zamanda sadece imparatorun isteği üzerine ölümcül oyunlar düzenlenmiştir.  Mimari hala bilenmeyen bu yapı 2007 yılında dünyanın 7 harikasından biri seçilmiştir.  Buraya geldiğinizde roma imparatorluğu gözünüzün önünde bir film şeridi gibi canlanacak.

Collezyuma girmek ücretli, bilet ofislerinin önünde oluşan uzun sırada beklememek adına biletinizi online olarak alabilirsiniz.

 

 

  1. Roma Forumu- Palatino Tepesi

İngilizcesi palace olan ve Türkçesi  saray anlamına gelen  Palatina tepesinin hemen önünde roma forumu bulunuyor. Lokasyon olarak collezyumun hemen yanında bulunan forum Roma da en etkilendiğim yer oldu. Yapılan arkeolojik çalışmalar M.Ö 1000 li yıllarda bile burada yaşam olduğuna dair kalıntılar olduğu yönünde.  Tıpkı İstanbul gibi Romanın da 7 tepe üstünde bulunduğu ve bu tepelerden birinin Palatino tepesi olduğu söylenir. Hatta yine Türk destanlarına benzer biçimde bir hikayesi vardır. Romanın kurucusu olduğuna inanılan Romulus ve Remus ‘un bir dişi kurt tarafından bulunarak, bu tepenin içinde yer alan bir mağarada emzirilip büyütüldüklerine inanılır. Hala kazı çalışmaları devam bu alanda hiçbir şey değiştirilmeden muhteşem bir titizlikle incelenip korunuyor. Collezyum ile girdiğiniz zaman tüneli hissiyatı burada da hızlanarak artıyor ve kendinizi orta çağda gibi hissediyorsunuz. Hala büyüsündeyim buranın yazarken aynı hisler tekrar canlandı içimde.

Ayrıca burası hayat bulduğu zaman diliminin en işlek yerleri arasında yer alır. Forumun içinde bulunan çok sayıda bazilika, mahkeme, kemer ile birlikte önemli ticaret ve ibadet merkezlerinden biri olarak da kullanılmıştır.

 

 

  1. Pantheon

Kökeni yunanca olan bu kelimenin Türkçe karşılı ‘’ Tüm tanrıların tapınağı ‘’ olarak kabul edilebilir. Ancak günümüz de daha çok ünlü kişilerin gömüldüğü olduğu yer olarak kullanılır. Kim tarafından yapıldığı ne yazık ki kesin verilere dayalı olarak bilenemese de MS 118-128 tarihleri arasında asıl mesleği mühendislik olan İmparator Hadrian tarafından yapıldığı söylentiler arasındadır. Pantheonun önünde bulunan uzun sütunların ve iç dizaynının Yunan mimarisini anımsatmasından da anlaşılacağı üzere Hadrianın da diğer imparatorluk yöneticileri gibi Yunan hayranı olduğu düşünülür. Roma’nın en eski ve en iyi korunmuş yapılarından biri olan Pantheon en eski beton kubbeli bina olmasının yanı sıra ilk anıtsal büyüklükteki kubbeye sahip olması özelliği ile de diğer yapılardan ayrılır. Ayrıca yapının içinde hava ve ışık ihtiyacını karşılayacak tek açıklık tavanda bulunan bir dairesel boşluktur. Hemen önünde bulunan restoranlardan Pantehon manzarası karşısında lezzetli makarnalar ve pizzalar yiyebilir, çapraz tarafında kalan La Casa Del Caffe’ den önünde ki uzun sırayı belediğinize değecek bir tarçınlı kahve içebilirsiniz.

 

 

 

  1. İspanyol merdivenleri (Piazza di Spagna )

İçinde Gucci, Dior, Prada gibi ünlü mağazaların bulunduğu Şehrin en ünlü alışveriş caddesi olan Via Condotti’nin hemen karşısında yer alan merdivenlerin yapımı 1723-1726 yıllarına dayanıyor. 135 basamağı bulunan bu merdivenlerin yapılış amacı, merdivenlerin başında duran Trinita dei Monti Kilisesi’ne Piazza di Spagna den ulaşımı sağlamak.  Adını İspanyol elçiliğinden alan merdivenlerin mimarı Francesco De Sanctis tarafından Kral XV. Louis için tasarlanmış. Şehrin belki de en işlek caddesine açılan bu merdivenler her daim kalabalık. Etrafında bulunan müthiş restoran ve butik kafelerden içkisini, dondurmasını yada tremisusunu alan buraya gelerek merdivenlerde yiyor. Özellikle yürüyerek 5 dk. mesafe de olan Pompe trimisu şehrin en ünlüsü.

Merdivenlerin alt kısmına Roma’nın ünlü çeşmelerinden olan barok mimarisi ile yapılmış kayık şeklindeki Fontana della Barcaccia yer alıyor.

             

 

 

 

  1. Trevi (aşk çeşmesi)

İşte dünya insanları olarak en büyük eksikliğimiz, en büyük açlığımız olan, adına ne şiirler yazılmış ne türküler söylenmiş, dağlar delinmiş çöller aşılmış olan AŞK’ a dair bir çeşme. Hem de dünyanın en ünlü çeşmelerinden biri. Rivayetler diyor ki bu çeşmeye arkanızı dönüp elinizde omuzunuz üstünden bozuk para atarsanız, bu şehre bir daha gelirsiniz. Ve gerçek aşkı bulursunuz. Ben arkam dönük olduğu için parayı atarken çeşmeyi tutturamadım. O arada ben yaftalarken bir alkış koptu. Benim beceriksizliğime değil, hemen yanımda evlilik teklini eden gencin aldığı evete. Umalım bir ömür mutlu olsunlar.

 

 

  1. Kutsal melek kalesi Castel sant Angelo

İki caddeyi birbirinden ayıran nehre inat, bence tekrar buluşulabilecek en güzel şekilde caddeleri birbirine bağlamak için yapılmış, üstünde melek heykelleri olan bir köprü den bağlanıyorsunuz bu kaleye. Bir zamanlar Romanın en yüksek binasıymış melek kalesi, şimdilerde müze olarak kullanılıyor.  Pantheonun yapımından hatırlayacağımız hadrianusun ölümünden sona ona ithafen yapılmış. İçinde onun külleri bulunuyor. Ayrıca 58 odadan oluşan, papanın tehlike anında kaçması için Vatikan’a uzanan gizli geçitlerin olduğu kale 18.yy. bir süre hapishane olaraktan kullanılmış ve bu dönemde Fasih Sultan Mehmet’in oğlu Cem sultan burada esir tutulmuş.

 

 

  1. Campo de fiori

Orta çağda bir çayır olan bu meydan etrafı Rönesans binalarıyla kaplı bir çiçek pazarı olarak adlandırılabilir. Burada pazar günleri hariç her gün sabahtan öğlene kadar açık pazar kuruluyor. Bu pazarda hazır doğranmış olarak satılan salatalardan, paketli makarnalara, meyve sebzelerden harika canlı çiçeklere aradığınız herşeyi bulabilirsiniz. Bunun yanında Romanın ünlü meydanlarından olan bu alanda çok sayıda kafe restoran bulunmakta.

 

 

 

  1. Villa Borghese

Romanın bana en huzur veren yeri burasıdır sanırım. Şehrin en büyük 3. Parkı sayılan villa borghese içinde bulunan heykelleri, çeşmeleri, meyve bahçeleri, galerileri, yürüyüş ve bisiklet yollarıyla şehrin karmaşasından uzak, kendinizi cennet bahçelerindeymiş gibi hissettirecek harika bir park. Burada mutlaka bisiklet sürmeli ve kuş sesleri ile eşliğinde romanın tadını çıkarmalısınız.

 

 

 

  1. Trastevere

Eski Roma! Tiberin ötesi anlamına gelen trastevere, tiber nehrinin batısında yer alan, dar sokakları, Arnavut kaldırımları, yerel lezzetleri ve şirin kafeleriyle insana hep o alıp başını gitmek istenilen küçük kasaba hayalini yaşatıyor. Burada yürürken tesadüfen görüp girdiğim hybris art gallery adındaki küçük bir yerde muhteşem çello ve piyano dinletisine denk gelmiştim. Her ne kadar sadece son parçanın yarısından sonrasına yetişebilmiş olsam da keyif vericiydi. Ertesi gün tekrar gelmek istediğimi söylediğimde sadece pazar akşamları çıktıklarını öğrendim.

 

 

 

  1. Son olarak Vatikan

Şehrin içinde bir ülke düşünün. Yerleşik nüfusu 600 kişi olan, papayı koruması için görevli sembolik bir orduya sahip bu küçük ülkenin devlet başkanı aynı zamanda Katoliklerin ruhani lideri. 24 saat kamera ile izlenen bu minik ülke her yıl yüzbinlerce turisti misafir ediyor. Dünyanın en küçük devleti olan Vatikan’ın   Yönetim şekli mutlak monarşi. İçinde bulunan Sistina Şapeli ve Raffaello odalarını gördüğünüzde inanamayacak, gözlerinizi duvarlardaki şaheserlerden alamayacaksınız. Vatikan’a ait hala daha gizemi koruyan çok fazla detay var. Kimilerine göre Vatikan arşivlerinde zamandan istenilen anları almaya yarayan bir makine bile mevcut. Tabi bunlar şimdiye kadar komple teorisi olmaktan öteye gidemedi.  Buraya girebilmek için sahip olmanız gereken bileti orada sıra beklememek için internet alabilirsiniz. Ayrıca bence romanın en iyi dondurması da hemen Vatikan’ın yakınında bulunan hedera dondurmacısı. Burası aynı zamanda dünyanın en iyi çikolatalı dondurma ödülünün sahibi. Şimdiden afiyet olsun..

 

 

Dipnot :  Roma’nın tarihi ve kültürel mirası öylesine zengindir ki yazarak bitirebilmemiz mümkün değil. Roma sokaklarında kendinizi kaybederken göreceğiniz sayısız Bazilika, Galeri, Kilise, Meydan ve Rönesans döneminden kalma tarihi yapılarla büyüleneceksiniz.  Bu güzel şehri gece manzarasıyla görmek isterseniz de en uygun yer ” Piazzale Garibaldi ”

 

“İtalya’nın Başkenti Roma’da Mutlaka Görülmesi Gereken 10 Yer !” için 8 cevap

  1. Berko dedi ki:

    Geziniz ve verdiğiniz bilgiler tavsiyeler harika. Bir sonraki gezinizi bekliyor olacağım.

  2. Çağdaş dedi ki:

    Fotoğraflar ve açıklamalar bir şehri tanıtmak için çok yeterli olmuş. İnsanda merak uyandırıyor . Umarım bende birgün Roma ya giderim . Sizi takipteyim bir sonraki gezinizi bekliyorum..

  3. Işıl dedi ki:

    Gerçekten emeğinize sağlık muhteşem bir gezgin dilinde olmuş yazılarınız çok ama çok beğendim yeni gezi ve yorumlarınızı merakla bekliyor olacağım

  4. Melisa dedi ki:

    Gerçekten iyi olmuş, emeğinize sağlık, teşekkürler.

  5. Berna dedi ki:

    Dünya kültürü dersim için araştırma yaparken tesadüfen rastladım yazınıza , çok açıklayıcı ve sürükleyici bir yazı olmuş emeğinize sağlık.

  6. Musa dedi ki:

    Farklı detaylara yer vererek güzel bir içerik olmua. Elinize sağlık

  7. Ugur dedi ki:

    Yine etkileyici bir anlatiminizla, beni okurken gezdirdiniz Roma’da. Ellerinize saglik, yeni yazilarinizi merakla bekliyorum.

  8. Nese dedi ki:

    Çok etkileyici bir yazı, gitmiş kadar oldum. Doyurucu donelerle dolu. Emeğinize ve yüreğinize sağlık. Bir sonraki yazınızı merakla bekliyorum
    Siz hep gezin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir