İlk Yola Çıkış: Amasya

Amasya

Herkes gibi ben de gezip tozma planları kurardım ama bir türlü o planlar gerçekleşmezdi. Bir gün arkadaşıma hadi gidelim dedim ve Amasya’ya gittik. Gece vardığımız için önce kalacağımız yere yerleştik bilmeyenler için küçük bir dipnot: Ülkemizin Orman İşletme Müdürlüklerinin misafirhanelerinde konaklayabilirsiniz. Üstelik öğrenci kartınızla çok düşük miktarlarda rahatlıkla kalabilirsiniz. Amasya, kendince küçük mütevazi bir şehir. Yeşil ırmak tarafından ikiye bölünen şehir bir tarafı ile kentleşmeye açık olduğunu gösterirken diğer tarafı ile tarihi dokuya dokunulmadan korunmuştur. Genel olarak şehri gezdiğinizde oldukça sakin bir yer olduğu aşikar. Şehri baştan sona yürüyerek gezebilirsiniz. Akşamları ışıklandırılan ırmak insanı hayran bırakıyor belediye çalışıyor dedirtiyor 🙂

İkinci gün gittiğimiz Kral Kaya Mezarları, Amasya’daki Harşena Dağı’nın güney eteklerindeki kalker kayalara oyulmuş olan anıt mezarlardır. Oldukça heybetli olan bu anıt mezarda hala arkeolojik kazılar devam ediyor. Nehir’in öteki tarafında bulunan bu yerden bütün Amasya’yı seyredebilirsiniz. Ayrıca neredeyse her yerde görünen “Ali Kaya” yazısı kim bu diye sorduruyor. Üstelik uzun bir muhabbetin konusu bile olabilir. İşin aslına gelecek olursak ünlü bir restaurantın tabelası olduğunu öğreniyoruz.

Daha sonra Sultan İkinci Beyazıt Külliyesi’ne gittik. El sanatları sergisinin görüp, İlhan Abi ile tanıştık. İlhan Abi ahşap yakma sanatı ile uğraşıyor ve bizim de denememize izin verdi. Kendisi emekli asker ve muntazam bir düzen içinde çalışıyor.

Oradan Amasya Müzesi’ne gittik ucu ucuna yetişmiştik. Bir müzede olması gereken her şey vardı ama bir farkla mumyalar. Oldukça korktuğumu söylemeden geçemeyeceğim.

Anlatılanlara göre:

Amasya’daki mumyalarının ilhanlılar döneminde Moğollar tarafından zehirlenerek ya da boğularak öldürdükleri tahmin edilen Anadolu Nazırı Şehzade Cumudar, Amasya Emiri İşbuğa Noyan Amasya’da hükmetmiş olan İzzettin Mehmet Pervane Bey eşi ve iki çocuğunu ait olduğu belirtiliyor. Bu mumyalar Mısır’dakilerin aksine iç organları çıkartılmadan mumyalanan İlk Türk ve Müslüman mumyalardır. Müzenin kurulduğu zaman Yeşil Irmak’ın taşması sonucu kötü etkilenseler de daha sonraki yıllarda gayet iyi muhafaza edilmişlerdir.

Atlamadan geçemediğim şeylerden biri Hürrem Amca, kendisi emekli resim öğretmeni ve şimdilerde hediyelik eşyalar satıyor. Oturup uzunca sohbet ettik. Kedi sevgisi ve isminin hikayesi üzerine gayet keyifli bir sohbetti. Adını söylediğinde şaşırmıştık. Kendisi için gayet normal bir tepkiydi bu çünkü şaşıran ilk biz değildik. Adı Hürrem çünkü: Amasya, “Şehzadeler Şehri” ve o dönemde ve sonrasında doğan erkek çocuklarına “Hürrem” ismi verilmiş Hürrem Sultan kadar güçlü ve kudretli olması için.

Ve unutulmadan buraya kadar gelmişken elma yemeyi unutmayın 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 + 2 =