1. İzmir herkesin yazın tatil ve eğlence için gitmeyi tercih ettiği; denizi, güneşi, eğlence mekanları, insanları, havası, suyuna kadar birçok konu ile meşhur bilinen sevilen güzel bir şehir. Ama bilinenin aksine İzmir kışın yaşamak nasıl bir tat merak edenler için bu satırlar. 🙂 Aslında her şey yeni girdiğim işte tanıştığım Furkan’ın başının altından çıktı. Düşünün ki her molaya çıktığınızda karşılaştığınız yeni tanıştığınız deliliği sizin kadar olmasa da bir kaç tahtası eksik biri ile tanışıyorsunuz. Ardından 1 hafta boyunca plansız bir şekilde her hemen her gün çılgınca planlar yapıp enteresan bir arkadaş grubu kuruyorsunuz. Her şey gayet gerçek olmayacak kadar çılgın iken bir gün otostopla günü birlik bir yerlere mi kaçsak teklifi geldi Furkan’dan ve haftada tek tatilimiz olan pazar gününe sözleştik. Pazar sabahı birbirimizi uyandırıp evden çıkmak için resmen bir savaş verdikten sonra ters giden her şeye inat Balıkesir – İzmir otobanına çıktık. 🙂 10 – 15 dk oldu olmadı ponçik mi ponçik bir TIR şoförü durdu ve bizi gezen evine aldığı gibi bizi plansız bir günün ufkuna doğru yola çıkardı. Ahmet amcanın zeytin taşıdığı tıra bizide başına bela etmesi ile birlikte koyu bir muhabbete başladık. Ben ve Furkan muhaciriz Ahmet amcada muhacir çıkmasın mı..? Üzerine Furkan atletizm sporu ile ilgileniyor ben gazetecilik okuyan bir tarih öğretmeniyim bide eski muhacirlardan bir Ahmet amca… Muhabbetin koyuluğunu siz düşünün.. 🙂 Ahmet amca bu macerada bize Akhisar’a kadar eşlik etti. Akhisar’a kadar aç bilaç geldiğimiz için kahvaltılık bir şeyler ararken Akhisar da çok enteresan bir şey fark ettik şöyle ki Akhisar’da açsanız ve kokoreç seviyorsanız 3 adım da bir kokoreççi var.:) Abartmıyorum kahvaltı için poğaça alacak bir yeri 1 saatte Akhisar merkezdeki sokakları tavaf ederek zor bulduk 😀 Sonrasında ev yapımı çıtır gül böreği yapan efsane bir abla bulduk ve karnımızı doyurduktan sonra Otostopa kaldığımız yerden devam ettik. Bu sefer İtfaiyeci Yüksel’e denk geldik. Aslına bakarsanız ne yüksel nede biz o an için Yükselin bizi arabasına aldığına alacağına pişman olacağını ne biz nede Yüksel bilmiyordu. 😀 Çünkü yükselin eski kız arkadaşının adı Sümeyye idi ve Terazi burcu idi ve bu muhabbet ortaya atıldığı andan itibaren Yükselle birlikte Akhisar’dan İzmir Buca ilçesine kadar efsane bir sohbet eşliğinde gittik.

 

Yüksel bizi Buca da indirdi ama oradan otostopla İzmir’e geçebilecek bir nokta bulamayınca biz Furkan ile birlikte 6 km’lik Buca-İzmir yolunu otobanın tünelinden araçların yanımızdan son hızla geçerken ki seslerine inat bağırarak sohbet ederek yürüdük. 🙂 Tünel bitip İzmir vardığımızda çölde serap gören susuz kalmış develerin sevincini yaşadığımızı hatırlıyorum.. 🙂 ayrıca saat öğlen 2 olmuştu ve araçsız İzmir aslında hiç bir yere gidemeyecektik. Ama amacımız bir yerler görmekten çok olabildiğince yolda olmaktı. o yüzden Balıkesir merkezin karasal ikliminden kaçmış iken olabildiğince hızlı deniz kokusu almak ciğerlerimizi olabildiğince İzmir ile doldurmak istiyorduk. Tam olarak hatırlamıyorum ama 1 saatten fazla Alsancak sahilde boş boş oturup denizi seyredip soğuğa rağmen denizin en mavi anında kaybolmuştuk. Tabi Furkan yandaki kafeyi fark edene kadar 🙂 Kafeleri sevmedim hiç bir zaman ama İzmir günü birlik gelmişken denizi 3 kat yüksekten izleyerek bir kahve içmek güzel fikirdi. Damla sakızlı kahvelerimizi yudumlarken resmen sadece uzun süreli bir şehirde sabit kalmanın – ki bu benim için 1 aylık bir dönemi  atıp huzur kokladık.

 

Tabi kahvelerden sonra Alsancak kordonu yürüyerek 1 haftadır birbirini tanıyan 2 arkadaş olarak konudan konuya atlayarak yürüdük. sonra ilk bulduğumuz araya girdik ve Buca’dan yürüdüğümüz yol dahil 15 km yürümenin verdiği yorgunluğu önce gazi kadınlarda bir közde kahve içerek attık.

Ardından sanat eseri gibi bir kumru yedik. Sonrası alabildiğince 3 saatlik şaşkaloz gibi gezdik ve 1 günlük İzmir gezimizi Alsancak sahilde güneş batımında midye yiyerek bitirdik.

Sonrası daha saçma 😀 Çünkü o meşhur tüneli aşarak Buca’ya geri yürüdük. nedenini bende bilmiyorum. siz siz olun eski bir atlet arkadaşınız ile gezmeyin olan tabanlarınıza oluyor:D bizim meşhur İtfaiyeci Yüksel abi akşamına Balıkesir’e döneceği için bizi de hoş sohbeti ile birlikte getirdi sağ olsun.:) sonrası 1 günlük İzmir del-iliğimizin verdiği yorgunluk ile olabildiğince uyku… Bu güzel gezide bana eşlik eden arkadaşım Furkan’a teşekkür ediyorum.. 🙂

 

Bu yazıyı paylaşın!
Bu yazıyı oylayın!

Bir yorum bırak

avatar
  Abone ol  
Bildir