SON DUYURU
Gezitopya.com bünyesinde gezi anılarını yazabilecek yazarlar aranmaktadır.

Gastronomi cenneti Gaziantep

Kesinlikle Gaziantep denince aklıma gelen her şey yemek, içmek yani gastronomi hakkındaydı. Hiç de yanılmamış olmanın tatlı galibiyeti içerisindeydim aslında taa ki aldığım kiloları tartıda görüp hunharca vermeye uğraşırken… Eğer gerçekten bir veya iki gününüz varsa ve en yakın arkadaşınız Gaziantepli ise emin olun sizi en iyi şekilde ağırlamak isteyecektir. Ama her şeyin bir sınırı olduğu gibi yemek yemenin de bir sınırı var… Ama arkadaşınız bunu anlamayacaktır. İşte o zaman ben sizi anlıyor olacağım, hiç üzülmeyin. Çünkü onlar oldukça normal bir şekilde gecenin 4′ ü ya da 5′ i beyran yemek için yataklarından kalkıyorlar. Gecenin 4′ ü ya da 5′ i olmasa da kesinlikle denemeniz gereken en önemli şeylerden. İstanbul’ da yemiş olsanız hatta ve hatta beğenmemiş olsanız bile bunu söz konusu bile etmeden beyranın en iyisi Gaziantep’de olur cümlesini sık sık duyacaksınız. Aslında akla ilk gelen baklavanın başka bir sürü yöresel lezzetleri olan Gaziantep nedense hep baklava ile anılıyor. Buraya baklava için geldiyseniz en iyisinin KOÇAK olduğunu duyacaksınız. Bir tatlı canavarı olarak ülkedeki en sevdiğim yerlerden birine dönüşmesinin en büyük sebebi ise Koçak baklavalarıdır. Bunun yanı sıra yemek bölümünden devam edersek yuvalama, küşleme ve genellikle kuzu etinin yaygın olduğunu söyleyebiliriz. Bu konuda biraz hassas bir insan olduğum halde o kuzu olduğunu hiç hissetmedim bile o kadar da iddialılar ki  bu konuda…  Şehri gezme konusunda kesinlikle arabaya ihtiyacınız olacaktır çünkü bir restorandan bir restorana aradaki mesafe oldukça fazla. 🙂 Yöresel lezzetlerinin yanı sıra kültürel güzellikleriyle de kendinden söz ettiren büyük bir müzeye sahip. Burada Çingene Kızı mozaiğinin gerçeği de sergileniyor. Kazılar zamanında çalışanlar tarafından dağınık saçları, bandanası ve  küpeleriyle ”Çingene Kızı” diye adlandırılan bu eserin adı çingene olarak kalmış. Karanlık bir odada sergilenen bu mozağiği ziyaret etmeniz mümkün. Küçük bir bölümü karanlık odada sergilenirken geriye kalan kısmının yurt dışından getirilen parçaların tahminen sergilendiği yer ise bu karanlık odanın hemen yanında bulunuyor.

Gaziantep Müzesi- Çingene Kızı

Gaziantep Müzesi

Bence bu müzede çok daha güzel mozaikler var. Genellikle havuz tabanları olduğundan dolayı motifler halı gibi çift tarafa bakıyor. Gerçekten günüzün yarısını hatta ve hatta tüm gününüzü alabilecek kadar güzel bir müze düzenlenmiş. Bir sürü antik kente ev sahipliği yapan Gaziantep’ in bu kadar büyük bir müzeye sahip olmasına şaşmamalı. Eğer Zeugma’ yı da gezmek isterseniz müzeden baya bir uzakta kalıyor. 32 kilometrecik kadar… Müzeden sonra tabiki de yemek yemeye gidiyoruz… Baharatçıların olduğu kale altı diye geçen bölgeden evimiz için güzel ve taze alışveriş yapabiliriz. Burada ünlü salçaları, cevizli sucukları ve yöresel lezzetleri gözü kapalı alabilirsiniz.

Kale Altı

Kale Altı

Gelelim en iyi beyranı nerde yiyebileceğinize. Metanet diye duydum ben… Yine de herkesin damak lezzetine göre değişebilir diyoruz. En iyi baklavaya Koçak demiştik bu genelde kime sorsam hep aynı cevabı aldığım soru. Künefe yemek isterseniz Cumbalı, küşleme için bir çok alternatifin olduğunu söylediler. Bayazhan’a uğramadan gitmeyin dediklerinde bir akşam uğramıştık ama oldukça kalabalık ve gürültülüydü. Biz ise yemek yemekten ağırlık çöktüğü için o kalabalığı çekmek istemedik. Bir de uyarayım giderken güzel elbiselerinizle gidin. 🙂 Çarşılarında çok güzel kalaylanmış eşyalar satılıyor. Gaziantep’ i hiç böyle düşünmemiştim. Kapadokya’ dan yakın diye bi baklava yemeğe gittiğimiz Gaziantep’ e yılda iki kez gider olduk. Kapadokya taraflarında bir planınız varsa kesinlikle Gaziantep’ e bi’ uğrayın derim. Oldukça sevecenler ve konu misafir ağırlamak ise dünyanın en konforlu yerine dönüşüyor mekanlar. Yemek masalarında sizin sipariş ettiğinizin on katı önden ikramları geliyor. Neredeyse onlarla doymanız bile mümkün denebilir. Benim gibi İstanbul’ da yaşayan insanlara biraz garip geliyor böyle şeyler çok abartılı çünkü bence.. Çok kibar. Yazımızın yavaş yavaş sonuna gelirken burada oluşturulabilecek çok güzel bir rota olmasından bahsetmek isterim. Kapadokya planını yapıyorsunuzdur kesinlikle arabanızla gelin Antep’ i görün. Hatta Antakya bile bu rotanın içine girebilir eğer biz biraz daha yemek yiyelim Legün bu bizi kesmez derseniz hay hay! O zaman gelsin künefeler, haytalılar, mezeler, kebaplar. Bir sonraki yazımız da Hatay olsun mu? Olsun bence. O halde bir sonraki yazıda görüşmek üzere… Aman midelere dikkat. 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir