Boston Gezi Notları

Doyasıya gezdiğim 6 eyalet farklı bir çok şehrin her birinin eşsiz ruhundan bahsetmek istiyorum sizlere. Maine ilk gittiğimde orada sıkılacağımı düşünsemde, istanbulun karmaşasından sonra küçük şirinler köyü bizi büyüleyip içine hapsetmişti. Ayrılmanın ne kadar zor olduğunu satırlarımdan anlaya biliyorsunuzdur. Fakat artık veda vaktiydi “batarken güneş ardında tepelerin gelir veda vakti teletabilerin”  diyerek yola koyulduk 🙂 İlk durak Maine’e yakın olduğu için Boston oldu. Zar zor bulduğumuz otobüs biletiyle tüm aksiliklere rağmen kendimizi yolculuğa başlamış bulduk. Son anda rastgele oturuduğum koltukta içimdeki cesur beni tekrardan hatırlatan yol arkadaşım oturuyordu. Hii diyip sohbete başladı 🙂 bense konuşmak istemediğimi ingilizce bilmediğimi söyledim .O da bunun üzerine nereli olduğumu sordu Türküm dedim. O ise daha önce Antalyaya geldiğinden bahsetti ve Amerikaya neden geldiğimi sordu work and travel yaptığımı anlatmaya çalıştım ve sohbet böyle devam ederken en son bir fotoğraf karesiyle son buldu. Hostele gitmek için ubere bindik, şoför nerelisinizden başladı genelde hep bu soruyla başlayıp yol sizi nereye götürürse orda son buluyor. Türk olduğumuzu söyledikten sonra gelen cevabın Atatürk olması çok sevindirici.Hostele yerleştirdikten sonra sıra Bostanı keşfetmekteydi , Bostan’ı her zaman barındırdığı iki büyük üniversiteden ( Harvard ve MIT) ötürü öğrenci şehri olan Eskişehire benzetirim yüzünüzdeki gülümseme ifadelerini görüp kahkahaları duyar gibiyim. Bostan kozmopolitan büyük bir şehir istanbulda kullandığımız akbil gibi tek günlük cüzi bir miktara satın alacağınız ulaşım kartıyla ucuz ve kolay bir şekilde gitmek istediğiniz yerlere metroyla kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

Bizim ilk durağımız hayallerimizin üniversitesi MIT’i ziyaret etmek oldu ister istemez öğrenci olduğumuz için kafamızda kendi okullarımızla karşılaştırma yaptık tabi. Farklı bir ülkenin eğitime bakışını başka bir gözle görmek keyifliydi dersliklerinin yapısı, teknolojiyi hayatlarının her alanında profesyonelce kullanım şekilleri ve sosyal aktiviteleri gibi bir çok şey sayılabilir.

MITden sonra Harwardtaydı sıra,hayallerimizi süsleyen diğer üniversite de. Hayallerinize bir adım daha yakın olmak isteyenler için bir rivayet anlatayım bende orada öğrendim bu hikayeyi. Okula girdiğimizde devasa yemyeşil ağaçlar ve tarihi ruhu her yeri saran yapılar ve bir heykel bizi karşılıyor Harvard’ın kurucusu John Harvardın heykeli , çok kalabalık insanlar fotoğraf çektirmek için sıra olmuş heykelin sol ayağına dokunup fotoğraf çektiriyorlar artık heykelin ayağı beyazlamış 🙂 Çinli turist çift fotoğraflarını çekmem için rica etti bende kırmadım çektim benim de fotoğrafımı çekebileceklerini söylediler bende istemedim ısrar ettiler bende o an anlam verememiştim. Bir süre sonra hava yağumurlu olduğu için kalabalık dağılmıştı arkadaşım heykelin karşısına geçip heykelin sol ayağına dokunmamı söyledi ve fotoğrafımı çekti rivayeti bilmeden heykelle fotoğrafım oldu rivayete göre heykelin sol ayağına dokunanların tekardan Harvard’a geleceklerine inanılıyormuş habersizce hayallerime çok yakındım.

Hava çok yağmurluydu günümüzü bu iki üniversite ziyaretiyle sonlandırıp hostelimize geçtik. Ertesi gün San Diego’ya uçacağımız için çok vaktimiz yoktu sabah erkenden uyanıp hostelde fıstık ezmeli ekmek kahve klasik amerikan kahvaltımızı ettikten sonra Boston sokaklarında kaybolduk ve havaalanına gittik. Boston’nı kuş bakışı gören Prudential Towers’a yağmurlu geçen gün ve süremiz kalmadığı için gidemedik belkide Boston’ı yeniden ziyaret etmemiz için bize bir işarettir.Bu su gibi geçen kısa 2 gün öğrettikleriyle bir o kadar uzun  , insanlara kulak aldırmadan her ne olursa olsun anıların içinde olup anı yaşamak arkama dönüp baktığımda yaptığım şeylere keyiflice kahkaha atabilmenin yol öyküsü..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir