2. Durak:Demirbaşlar

İlk durağım Büyük Ada’dan sonra demirbaşları gezmesem olmazdı.Demirbaş diyorum çünkü şehrin dışından gelenler için ilk kez ama şehirde yaşayanlar için her gün işe okula gidip gelirken yol üzeri ettikleri istikametler.Bunların da ilki Haydarpaşa Garı.19 Mayıs 1908’de hizmete açılmıştır. TCDD’nin ana istasyonu olmakla birlikle İstanbul-Bağdat demiryolu hattının başlangıcıdır.Şuan tadilatta olması sebebiyle hizmet vermiyor ne yazık ki?Hal böyle olunca grafiti sanatçıları için tarifsiz bir çalışma alanı olmuştur.

Film ve dizilerdeki o meşhur geçiş sahnelerinin konusu olan Eminönü ve balıkçıları olmazsa olmazınız olsun.Buradan Sultanahmet’e geçip İstanbul Üniversitesi’ne kadar giden yolu takip edebilirsiniz.

             

İstanbul’un en eski ve en güzel kulelerinden biri olan Galata Kulesi,elden ele geçerek,onca olay bir çok yangın görmesine rağmen hala dimdik durmaktadır.Hakkında bir çok şey yazılıp çizilen  Galata’nın, Kız Kulesine olan aşkı da bir o kadar konuşuldu.Efsaneye göre Kız Kulesi yalnızlığıyla sıkılırken, bir gün Galata Kulesi’nin inşatı başlamış.Bu iki kulenin  gün geçtikçe birbirlerine olan aşkı sayesinde daha bir güzelleşip parlamışlar. Hali hazırda Galata’ya gitmişken Kız Kulesi’ne gitmemek olmazdı lakin yolumuza ters düştü kavuşamadık Galata gibi…

Galata’ nın önündeki yokuştan aşağı indiğimizde İstiklal Caddesi’ne “Merhaba” diyoruz.İstiklal kendi kaotik yapısıyla adeta akan bir nehir.İnsan kalabalığında kimi veya neyi arasanız bulabilirsiniz. Müzisyeni,sarhoşu,evsizi,büyüğü,küçüğü… Cadde boyu yürürken karşılaşabileceklerinizin başında o meşhur kırmızı tramvay ve kızıl derili abilerimiz var.Hatta bu ikisini görüp hikaye atmayanı dışlıyorlarmış

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

75 − 66 =