SON DUYURU
Gezitopya.com bünyesinde gezi anılarını yazabilecek yazarlar aranmaktadır.

Türkiye’de Mutlaka Görülmesi Gereken 15 Antik Kent

⦁ Efes Antik Kenti
Antik dönemin en büyük kentlerinden olan, bilim, kültür ve sanat şehri, benzersiz yapıları, efsaneleri ile Efes, Türkiye’nin şüphesiz görülmesi gereken noktalarının da başında gelmektedir. İzmir’in Selçuk ilçesi sınırları içerisinde yer alan Efes’in tarihi bazı kaynaklara göre M.Ö. 9000 yılına kadar uzanmaktadır. Efsanelere göre Efes’i ilk kuranlar Amazon adıyla bilinen kadın savaşçılardır. Bölgeyi önemli yapan ayrıntılardan birisi de 1. yüzyıldan itibaren ilk Hristiyanların dinlerini yayarken uğradıkları zulümden kaçıp Efes’e sığınmalarıdır. Aziz Paul buraya 65 yılında buraya gelmiş ve 3 yıl kaldığı Efes’te çeşitli vaazlar vermiştir. 2. yüzyılda altın çağını yaşayan Efes, 270 yılında yaşanan depremden sonra neredeyse yok olmuştur. Hristiyanlığın yayılıp, paganizmin yok olmasıyla Efes’te önemini yitirmiş ve yaşam farklı bölgelere kaymıştır. 1304 yılında Türklerin eline geçen kent, 1425’te de Osmanlı’nın himayesine girmiş, XVII. Yüzyıla kadar az da olsa yaşam devam etmiş ancak sonrasında tamamen harap bir hale gelerek terk edilmiştir.

Kentin en önemli yapılarının başında kuşkusuz Celsus Kütüphanesi gelir. Romalı senatör Celsus öldükten sonra onun anısına inşa edilmiştir. Dış duvarlarında 4 adet heykel bulunur ancak bunlar replikadır. Orjinallerinin Viyana Efes Müzesi’nde bulunduğu heykeller Bilgelik (wisdom), Bilgi (knowledge), Zeka (Intelligence) ve Erdem (Virture)’i temsil eder. Kentin bir diğer önemli yapısı ise tiyatrosudur. Günümüze kadar oldukça sağlam kalan eser, 25bin kişi kapasiteli ve 3 katlıdır. Dünyaca ünlü isimlerin konserlerine de ev sahipliği yapan tiyatro, hala şehrin en çok ziyaret edilen yapılarındandır. Kentte bulunan Mermerli Cadde, Kuretler Caddesi, Hadrianus Tapınağı, Yamaç Evler, Aşk Evi’de önemli yapılardandır. Kent, Türkiye’nin UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde de yer almaktadır.

⦁ Aizonai Antik Kenti
Kütahya’nın Çavdarhisar ilçesi sınırlarında yer alan Aizonai Antik Kenti, ikinci Efes olarak da anılır. Henüz tam anlamıyla hakkı verilmese de Aizonai, ülkemizin kesinlikle görülmesi gereken en önemli antik kentlerinden birisidir. Tarihi M.Ö. 3000’li yıllara dayanan kentte Roma döneminde yaklaşık 80 bin kişinin yaşadığı düşünülmektedir.

Kenti önemli yapan nedenlerin başında ise Anadolu’daki en iyi korunmuş Zeus Tapınağına ev sahipliği yapmasıdır. Ayrıca dünyanın ilk ticaret borsası da burada bulunmaktadır. 15000 kişilik bir tiyatrosu da bulunan kentin, agora, stadyum, sütunlu caddesi, borsa binası, Meter Steunene kutsal alanı diğer önemli yapıları arasındadır. Kent UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesinde bulunmaktadır.

⦁ Afrodisias Antik Kenti 

İsmini mitolojideki Aşk ve Güzellik Tanrıçası Afrodit’ten alan kent Aydın’ın Karacasu ilçesi sınırları içerisinde bulunur. Fotoğrafçı Ara Güler’in yolunu kaybedip tesadüfen bölgeye gelmesi ve sütun ve taşların farkına varmasıyla kent keşfedilir. Yaptığı tüm girişimlere rağmen bir sonuç alamayan Ara Güler bu sefer kentin fotoğraflarını ABD’de bir dergiye yollar ve 1904 yılında ilk kazılar yapılır. Kentte bulunan Aphrodite Tapınağı’nın yapımının 150 yıldan fazla sürdüğü bilinmektedir. Ayrıca 30 000 kişilik dünyanın en iyi ve sağlam Afrodisias Stadyumu, zamanında atletizm, halk oyunları ve çeşitli festivallere de ev sahipliği yapmıştır. Kentte bulunan tiyatro da şehrin en önemli yapıları arasındadır. Kent, UNESCO 41. Dünya Miras Komitesi Toplantısı’nda Dünya Mirası Listesi’ne kaydedilmiştir.

⦁ Xanthos Antik Kenti
Xanthos; düşmana teslim olmaktansa ölmeyi göze alan onurlu insanların kenti. Antalya-Muğla il sınırında, Fethiye’ye 55 km uzaklıkta bulunan kent 1988 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası olarak kabul edilmiştir. Likya uygarlığının en önemli idari merkezi olan kent M.Ö. 2. yüzyılda başkent olmuştur.

M.Ö. 545 yılında kenti kuşatan Perslilere karşı kahramanca savaşan Xhantoslular, Herodot’un anlattığına göre savaşta çaresiz kalınca önce kadın ve çocuklarını öldürmüşler daha sonra evlerini de yakıp intihar etmişlerdir. O sırada kentte bulunmayan 80 aile dışında herkes yok olmuştur. Bu 80 aile daha sonra Xhantos’a geri dönüp şehri yeniden kurdular ancak bu seferde M.Ö 42’de Brütüs şehri işgal etmiş. Xhantoslular önce şehrin çevresine hendekler kazıp düşmanına geçit vermeseler de kent hızlı bir şekilde düşmüş. Tıpkı atalarının yaptığı gibi yine düşmana teslim olmaktansa önce ailelerini kendi elleriyle yakmışlar ve intihar etmişlerdir. Kucağında ölü çocuğuyla intihar etmekte olan kadın diğer eliyle de evini ateşe vermiştir. Xhantoslular, esaret altında yaşamaktansa ölmeyi yeğlemişlerdir.

Likya’nın en önemli kentlerinden olan Xhantos’un makûs talihi aslında bununla da sona ermemiştir. Özellikle Likya bölgesini gezip önce bu bölgenin bir haritasını çıkarıp, önemli eserleri not eden İngiliz Charles Fellows 1838’de bölgeye tekrar gelmiş ve bu bölgelerde kazı yapıp eserleri Londra’ya götürmüştür. Şehrin en önemli yapısı olan Nereidler Anıtı da bugün British Museum’da sergilenmektedir.

⦁ Zeugma Antik Kenti
Gaziantep’in Nizip ilçesine 10 km uzaklıkta tepeler üzerine kurulmuş bir kenttir. Zeugma’yı önemli yapan şeyler şüphesiz mozikleri ve villa tarzında yapılan Roma evleridir. Kent, Büyük İskender’in generallerinden ve daha sonra Suriye Kralı olan Selevkos Nikator tarafından M.Ö. 300 yılında Selevkos Euphrates adıyla kurulmuştur. M.Ö. 1 yy da kent Romalıların eline geçmiş ve kente ‘’geçit, köprü’’ anlamına gelen ‘’Zeugma’’ adı verilmiştir. Yaklaşık 80 bin nüfusu ve yüksek ticaret hacmiyle kent çok önemli bir konuma yükselmiştir. Kentin refah seviyesi yükselince Fırat manzaralı evlerde inşa edilmeye başlanmıştır. Zeugma’dan çıkarılan mozaikler de bugün Gaziantep şehir merkezinde bulunan Zeugma Mozaik Müzesi’nde sergilenmektedir.

⦁ Olympos Antik Kenti
Olympos, Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı eski bir liman kentidir. İsmini, Torosların batı uzantılarından olan 2375m yükseklikteki Tahtalı (Olympos) Dağı’ndan alır. Tahtalı Dağı, Yanartaş adıyla bilinen ve binlerce yıldır sönmeyen ateş bulundurur. Kentte bugün görülen kalıntılar denize akan bir nehrin iki yakasında bulunmaktadır. Nehir kenti de ikiye ayırmış ve her iki yakası da iskele olarak kullanılmıştır. Kalıntılar arasında bulunan en ilginç yapılardan birisi nehrin denize döküldüğü yerin hemen kıyısında bulunan ‘’Kaptan Eudomos’un Lahdi’’dir. Lahdin üzerinde oldukça duygusal bir şiir de bulunmaktadır. Olympos, M.Ö. 168’de Likya Birliği’nde üç oy hakkına sahip 6 şehirden birisidir. Günümüzde Türkiye’nin en çok ziyaret edilen yerlerinden birisi olan Olympos, konaklamak isteyenler için de farklı fırsatlar sunmaktadır. İster pansiyon isterseniz ağaç evlerde konaklayarak da Olympos’un tadını çıkarabilirsiniz.

⦁ Milet Antik Kenti
Aydın’ın Didim ilçesinde yer alan Milet eski bir liman kentidir. 12 İon uygarlığı arasında özerkliğini ilan eden kent, felsefe ve bilim alanında çok gelişmiştir. Bu yüzden kente Filozoflar Şehri de denilmektedir. Milet ismi mitolojideki Apollona dayanmaktadır. Miletus, Apollo ile Minos’un kızı Akakallis’in oğludur. Akakallis bazı rivayetlerde babasından bazı rivayetlere göre ise annesinden çocuğu korumak için onu ormana bırakır. Ormanda kurtlar tarafından büyütülür. Daha sonra bir çobanın baktığı Miletus, yetişkin olduğunda yaşadığı bölge olan Girit’i terk eder ve Anadolu’ya gelip Menderes Nehrinin kızı Kyane ile evlenip Miletos’u kurar. Miletos isminin de buradan geldiği söylenmektedir.

Miletos denince akla ilk gelen hiç kuşkusuz yetiştirdiği ünlü filozoflardır. Bunların en ünlüleri ise Thales, Anaksimenes ve Anaksimandros’dur. Bunların dışında; Hekataios, Leukippos, Sokrates’in hocası Arkhelos ve tarihçi Dionysos gibi isimler bulunmaktadır. Milet’in yaşadığı altın çağ, M.Ö. 494’te yaşanan Lade Savaşı’nda Persler tarafından bozguna uğratıldıktan sonra son bulmaktadır. Kentten günümüzü tiyatro, agora, hamamlar, gymnasium, ionik stoa gibi yapılar kalmıştır. Tiyatrosu dışında kalan yerler yıkıntı halindedir.

⦁ Hierapolis Antik Kenti
Her yıl yaklaşık 2 milyon turistin ziyaret ettiği Pamukkale’nin hemen yanında bulunur Hierapolis. Kent, UNESCO Dünya Kültürel ve Doğal Miras Listesi’nde bulunmaktadır. İçerdiği tapınaklar vedinsel yapıların varlığından dolayı arkeoloji dilinde Kutsal Kent olarak da adlandırılmaktadır. Bir inanışa göre Hz. İsa’nın 12 havarisinden birisi olan Aziz Philippus’un da öldürüldüğü yerdir. Yıllar sonra onun anısına buraya önce bir kilise sonra ise tapınak inşa edilmiştir. Bergama Kralı Telephos’un ve aynı zamanda amazonların kraliçesi Hieradan dolayı şehre Hierapolis adı verilmiştir. Kentin günümüze kadar gelebilmiş en sağlam yapısı 9500 kişilik tiyatrosudur. Kentte bulunan Nekropol ise en büyük nekropol alanlarından birisidir. Hierapolis’in diğer bölümleri ise Frontinus Caddesi, Agora, Kuzay ve Güney Bizans Kapıları, Gymnasium, Tritonlu Çeşme Binası, Latrina, Apollon Kutsal Alanı ve Surlar’dan oluşmaktadır.

Laodikeia Antik Kenti
Laodikeia Antik Kenti, Denizli’ye 6 km uzaklıkta M.Ö. 3 yy ortalarında Seleukos Kralı II. Antiokhos tarafından karısı Laodike adına kurulmuştur. Özellikle hristiyanlar için oldukça kutsal bir mekan olarak kabul edilir.Çinkü İncil’de adı geçen hristiyanlığın ilk 7 kilisesinden birisine ev sahipliği yapmaktadır. Büyük Constantinus zamanında (M.S. 306-337) Laodikeia Kilisesi, hristiyanlığın serbest olmasıyla birlikte inşa edilmiştir. Erken Bizans Dönemi’nde metropollük seviyesinde dini bir merkez haline gelmiştir. Laodikeia’da günümüze kadar ulaşan; Anadolu’nun en büyük stadyumu (285x70m.), 2 adet tiyatrosu, 5 agorası, 2 anıtsal giriş kapısı, 4 hamam, kiliseler, tapınaklar, 5 nymphaeum ve Latrina gibi yapılar bulunmaktadır. Laodikeia aynı zamanda antik dünyada fabrikasyon tekstil üretiminde de önemli bir yere sahipti. Kent UNESCO Dünya Kültürel ve Doğal MirasI Geçici Listesi’nde bulunmaktadır.

⦁ Myra Antik Kenti
Antalya’nın Demre ilçesi sınırları içerisinde bulunan Myra Antik Kenti’nin tarihi M.Ö 5 yy a kadar dayanmaktadır. Likya birliğinde bulunan 70 şehirden 23’ü oy hakkına sahipti. Bu kentlerde de oy oranı değişmekteydi ve bir kent en fazla 3 oy verebilirdi. Myra’da, Xhantos, Patara, Pınara, Olympos ve Tlos gibi 3 oy hakkına sahip olan kentlerindendir.

Bizans döneminde Myra dini bir merkez haline gelmiştir. Bunun sebebi ise bütün dünyada ‘’Noel Baba’’ olarak bilinen, Avrupa’da ise daha çok Santa Klaus olarak tanınan Aziz Nicholas, bu bölgede yaşamıştır. Bir bakıma Myra, günümüze kadar ulaşan ününü Aziz Nicholas’ın İ.S. 4.yy da şehrin piskoposu olmasına ve öldükten sonra da azizlik mertebesi verilmesine borçludur diyebiliriz. Likya birliği içinde ‘’En Parlak Kent’’ olarak gösterilen Myra’nın değeri buradan da anlaşılmaktadır. Myra özellikle MS II.yy da önemli bir gelişme göstermiş ve Likyalı zengin kişilerin yardımları ile birçok yapı yapılmıştır. Örneğin; Oinoandalı Licinius Langus 10.000dinar vererek tiyatro ve portikoyu yaptırmıştır. Kentin en önemli yapıları arasında tiyatro, kaya mezarları ve hamamları gösterilebilir.

⦁ Pergamon Antik Kenti

İzmir’in Bergama ilçesinde bulanan antik kent, M.Ö. 282-133 yılları arasında Pergamon Krallığı’nın başkenti konumundaydı. Pergamon bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış olmasından dolayı zengin bir mirasa sahiptir. İon, Hellen, Roma ve Bizans Dönemlerinden etkileyici eserlerin bulunduğu Pergamon, bilim ve sanat alanında da ayrı bir öneme sahiptir. Sağlık Tanrısı Asklepios adına inşa edilen Asklepion, antik çağda dünyadaki en büyük iki sağlık merkezinden birisiydi. Ünlü hekim Hipokrat da bir dönem burada bulunmuş ve hizmet etmiştir. Bergama, birçok açıdan tarihe geçmiştir. Bunlar arasında İlk parşömen yapımı, ilk büyük hastane, ilk Asya kütüphanesi, ilk psikoterapi, ilk doğal (müzik, çamur, güneş, spor) tedavi burada uygulanmıştır. Pergamon deyince herkesin aklına hiç kuşkusuz bugün Berlin Müzesi’nde sergilenen Zeus Tapınağı gelmektedir. Dönemin yöneticilerinin de izin vermesiyle parça parça Almanya’ya taşınmış bugün ise Pergamon’da sadece temelleri kalmıştır. Antk tiyatrosu, sağlık merkezi, nekropolü diğer önemli yapılar arasındadır.

⦁ Truva Antik Kenti

Homeros’un İlyada destanında bahsedilen, Çanakkale ili sınırları içerisinde yer alan mitolojinin efsane kentlerinden Truva. UNESCO Dünya Mirası Listesinde de olan kentin tarihi yaklaşık 5000 yıl önceye dayanmaktadır. Yapılan kazılarda en eski buluntular M.Ö. 3000li yıllara dayandırılmaktadır. Truva’da farklı tarihlerde 10 ayrı kent kurulmuş ve ayrı dönemlere ait 50’den fazla katman bulunmuştur. Meşhur Truva Savaşıyla ünlenen kentin sembolü ise Truva Atı’dır. Kral Priamos, Spartalılara karşı uzun süren savaşlar sonucunda tam bir sonuç alamamış, duruma çare ararken Akhaların ünlü kralı Odysseuss tahta bir at yaparak içine askerleri yerleştirir ve şehrin surları önüne bırakır. Ardından Akhalar geri çekilir. Truvalılar ise savaşın bittiğini düşünerek çok sevinirler ve eğlenceler düzenlerler. Tahta atın da Tanrıça Athena için yapıldığını düşünüp surların içine alırlar. Uzun eğlenceler sonunda yorulup derin uykuya dalan askerleri, tahta atın içinden çıkan Akhalar uyandırır. Ancak onlar uyandıklarında şehrin kapıları çoktan açılmış ve düşman içeri girmiştir bile. Sonuçta şehri tamamen yakıp yıkarlar. Kazı çalışmalarının hala sürdüğü Truva’dan çıkarılan eserler bugün 100 dönüm arazi üzerine inşa edilen 11bin metrekare alanı kapsayan Troya Müzesi’nde sergilenmektedir.

⦁ Priene Antik Kenti 

Aydın’ın Söke ilçesinin Güllübahçe Mahallesi’nde bulunan Priene Antik Kenti, bilinen ilk planlı şehir sisteminin de öncüsüdür. Mykale Dağının eteklerinde İyonyalılar tarafından kurulmuştur. Tarihteki 12 İyon şehir devletinden birisi olan Priene’nin tarihi antik kaynaklarda MÖ 7yy a kadar gitse de şehrin kuruluşu MÖ 2yy a rastlar. Miletli mimar Hippodamus tarafından geliştirilen ‘’Grid Sistemi’’ Priene’in dünyaca tanınmasında çok büyük öneme sahiptir. Grid sistemi, şehir planlamasının dünyada öncüsü olarak kabul edilir ve ızgara biçimli kent planı anlamına gelmektedir. Priene’de genel olarak yaklaşık 3,5m olan şehir sokakları, eğimli arazi nedeniyle merdivenli olarak inşa edilmiştir. Önemli yapıları arasında Athena Polias Tapınağı, tiyatro, agora, tapınaklar bulunmaktadır.

⦁ Phaselis Antik Kenti
Antalya’nın Kemer ilçesine bağlı Çamyuva mevkinden sonra yaklaşık 1 km sonra yolla sahil arasında yer almaktadır. Phaselis, M.Ö. 7.yy da Rodoslu koloniciler tarfından kurulmuştur. M.Ö. 333’te Büyük İskender’e teslim olmuşlar ve İskender’i altın taçla karşılamışlardır, Bu olay şehrin tarihteki dikkat çeken detaylarından birisidir. Önemli bir liman kenti olması dolayısıyla sürekli korsan saldırılarına maruz kalan kent M.S. 2yy da Romalılar tarafından ele geçirilmiş ve Likya Birliği’ne katılmıştır. Romalıların elindeyken bazı imparatorlar ziyaret ederek şehri onurlandırmışlardır. Kuzey limanı, tiyatro, agora, nekropol, su kemerleri, Hadrian kapısı önemli yapıları arasında yer alır.

⦁ Aspendos Antik Kenti
Antalya’nın Serik ilçesi, Belkıs köyünde bulunmaktadır. Tiyatrosu ile meşhur olan kent, M.Ö. 10yy da Akhalar tarafından kurulmuş tiyatro ise M.S. 2 yy da Romalılar tarafından inşa edilmiştir. Tiyatro, Anadolu’da ayakta kalmış en sağlam tiyatrodur. Akustiğiyle ünlü tiyatro günümüzde çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam etmektedir. Şehrin tiyatrodan sonra en önemli kalıntıları su kemerleridir. Kuzeyindeki dağlardan şehre su getiren kemerlerin 1 km uzunluğa sahiptir ve çoğunluğu hala ayakta olan yapı, o dönemin mühendislik becerilerini de gözler önüne sermektedir.

“Türkiye’de Mutlaka Görülmesi Gereken 15 Antik Kent” için bir cevap

  1. oprol evorter dedi ki:

    Very good written post. It will be useful to anybody who employess it, including myself. Keep doing what you are doing – looking forward to more posts.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir