Göbeklitepe Tarihi

İnsanlık tarihiyle ilgili doğru bildiklerimizi bastan sona değiştiren Göbeklitepe…En eski ibadet merkezlerini sorgulatacak olan Göbeklitepe…On bin yıllık gizemini toprak altında saklamayı başarmış olan Göbeklitepe..

Göbeklitepe ‘nin gün yüzüne çıkarılma hikayesi aslinda  1983 yılında Şanlıurfa’nın Örencik Köyü’nde bir çiftçinin tarlasını sürerken toprak altında bulduğu taşın ne olduğunu anlamayıp Şanlıurfa Müze Müdürlüğüne götürmesiyle başlıyor. Taş, oylesine bir arkeolojik bulgu olarak kabul edilip müzede sergilenmeye başlıyor. Taa ki Prof. Dr. Klaus Schmidt’in taşın bulunduğu alanda kazı çalışmalarını başlatana kadar..Schimidt’in gün ışığına çıkardığı görkemli sanat eserleri ve kutsal alanlar Neolitik ( cilalı Taş devri) çağ ile ilgili pek çok bilgiyi alt üst etmiş; Göbeklitepe’nin yalnız bilim dünyasında değil, tüm dünya kamu oyunda da tanınmasını sağlamıştır.

Peki Göbeklitepe’yi bu kadar önemli yapan kazılarda elde edilen bulgular neler?

Göbeklitepe’deki bulgular ortaya çıkana kadar yerleşik hayata tarım ve hayvancılıkla geçildiği sanılıyordu. Oysa insanların avcı olarak yaşadığı bu dönemlerde bile inançları vardı ve bu inanç sayesinde önce tapınak yaptılar. Yani avcı ve toplayıcı konumundaki insanların o dönemde ibadet edebilecek ya da inançlarını yerine getirecek bir yerde yaşama isteği sayesinde yaptıkları tapınakların yakınlarında yerleşik hayata geçip tarım ve hayvancılıkla uğraştıkları görülmektedir. Bu da Göbeklitepe’nin tarihin bilinen ilk tapınağı olduğunun ve yerleşik hayata daha sonra geçildiğinin göstergesidir. Çünkü Göbeklitepe tapınakları on bin yaşındadır. Oysaki Göbeklitepe bulunana kadar bilinen ilk tapınak Malta’da ve beş bin yaşındadır. Mısır piramitlerinden ise 7500 yıl önce inşa edilmiştir.

Kazılarda her biri tonlarca ağırlığında T şeklinde dikili taşlar ortaya çıkarılmıştır. Merkezde boyları 5 metreyi bulan yaklaşık 50 ton ağırlığında iki adet T kireçtaşından oluşan sütunlar bulunmaktadır. Bunların etrafını ise daire şeklinde saran daha küçük boyutta T şeklinde sütunlar vardır.T formunu oluşturan dikdörtgen biçimli üst kısmın insan kafasını temsil eden soyut bir tasvir olduğu, kısa kenarın ise insan yüzünü temsil ettiği düşünülmektedir. Dikili taşların gövde kısmında ise kollar ve eller açıkça belirgindir ve parmaklar belin ortasına doğru işaret etmektedir. Dikili taşlar üzerinde yer alan kemer ve peştamal motifleri de insansı özelliklere vurgu yapmaktadır. Bacakları betimlenmeyen heykelin vücudunun alt kısmı, heykelin zemine yerleştirilmesine olanak veren koni biçiminde bir bağlantı ile sona erer. Merkez dikili taşların alt kısmında C ve H harflerine benzeyen semboller görülmektedir. Harflerin anlamlarıyla ilgili değişik teoriler ileri sürülmektedir.

Dikili taşların çoğunun üzerinde çeşitli hayvan motifleri tek tek ve kabartmalı bir şekilde yer alıyor. Hayvan motifleri arasında akrep, tilki, kuş, yılan, yaban domuzu, yaban ördeği, aslan ..gibi çeşitli yabani hayvan türleri bulunmaktadır. Bazı arkeologlar bu hayvan figürlerinin tapınağa gelen farklı kabilelerin simgesi olduğunu düşünmektedir. Bazıları ise buzul çağından sonra bölgede yaşayan farklı hayvan türlerinin ortaya çıktığını düşünmektedir.

Göbeklitepe de tamamı kazılmış dört tapınak var. Toprak altında gizemini koruyan ve gün yüzüne çıkarılmayı bekleyen başka tapınaklar da olduğu söylenmekte. Tapınakların şimdiye kadar doğal bir şekilde korunarak gelmesinin nedeni ise üzerinin toprakla kapatılıp yeraltına gömülmesidir. Fakat tapınakların niçin gömüldüğü bilinmemektedir. Diğer tapınaklar da ortaya çıkarıldıkça yeni bulgulara rastlanılacağı düşünülmektedir.

Tapınaklar yapılırken sıvıyı geçirmeyecek kanalların olduğu ortaya çıkmıştır. Bu da törenlerinde kan, su, bira gibi sıvıların kullanılma ihtimalini göstermektedir.

Yapılan araştırmalardan elde edilen bulgulara göre buğdayın da ilk olarak bu bölgede yetiştirildiğini söyleyebiliriz. Yapılan kazılarda büyük kaplar içinde oksalik asit tuzu kalıntısı  bulunmuştur. Bu tuz tahılların bir şekilde mayalandırılmasıyla oluşmaktadır. Mayalanmış tahıldan da içkiler yapılmış ve büyük ihtimalle tapınaklardaki şölenlerde kullanmışlardır.

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve 2019 yılının Göbeklitepe yılı olarak ilan edildiği bölgede dünyanın ve ülkemizin değişik bölgelerinden gelen turistlerle büyük bir yoğunluk olacağı kesin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir